google-site-verification: google27861c25bb5e371d.html

Bu Blogda Ara

22 Şubat 2016 Pazartesi

Şiir Bilgisi İle İlgili LYS de Çıkmış Sorular

 

1. Al bir kalpak giymişti, al
Al bir ata binmişti, al
Zafer ırak mı, dedim.
Aha, diyordu.
Bu parça, duygu örgüsü yönünden aşağıdaki türlerden hangisine en yakındır? (1975/ÖSYS)
A) Didaktik – lirik
B) Lirik – pastoral
C) Pastoral – didaktik
D) Epik – lirik
E) Epik – pastoral

2. Yıldız arıyorum gökler dolusu
Zaman oraya varmamış olsun
Yukarıdaki dizelerde,
I. çiçekler arıyorum
II. görmemiş olsun
III. dağlar dolusu
IV. bahçıvan kokusu
sözlerinin tümü kullanılarak çapraz kafiye düzeninde anlamlı bir dörtlük kurulmak istenirse, aşağıdaki kullanımlardan hangisi son iki dizeyi oluşturur? (1977/ÖSYS)
A) III, II, I, IV
B) II, III, IV, I
C) I, II, III, IV
D) IV, III, I, II
E) I, III, IV, II

3. “Rüzgâr tersine esiyor… Niçin?
Eski günler geri mi gelecek?”
Yukarıdaki dizelerde,
I. kozasında böcek
II. doğmak için
III. bildiği hayata
IV. kımıldıyor
sözlerinin tümü kullanılarak sarmal kafiye düzeninde anlamlı bir dörtlük kurulmak istenirse, aşağıdaki kullanımlardan hangisi son iki dizeyi oluşturur? (1978/ÖSYS)
A) I, II, IV, III
B) III, II, IV, I
C) IV, I, III, II
D) IV, II, III, I
E) III, I, II, IV

4. Hayır, hayal ile yoktur benim alışverişim;
İnan ki her ne demişsem görüp de söylemişim.
Bu iki dizenin, şiir bütünü ile ilgili özellikler¬den hangisi kesin olarak saptanabilir? (1986/ÖSYS)
A) Nazım biçimi
B) Kafiye düzeni
C) Ölçüsü
D) Konusu
E) Yazıldığı dönem

5. Aşağıdaki beyitlerin hangisinde redif vardır? (1987/ÖSYS)
A) Bir garip rüya rengiyle
Rüzgârdaki yaprak bile
B) Savrulmada gül şimdi havada
Gün doğmada bir başka ziyada
C) Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir
Kâğıtlarda yarım bırakılmış şiir
D) Bin bahçeli beldemizi yad ellere bıraktık
Gölgesinde barınacak tek ağacım yok artık
E) Bizim mahalle de İstanbul’un kenarı demek
Sokaklarında yürünmez ki yüzme bilmeyerek

6. Aşağıdaki dizelerin hangisinde zengin kafiye kullanılmıştır? (1991/ÖSYS)
A) Ağaçlar kökünden kopacak gibi
Bir türlü dinmiyor başlayan tipi
B) Çınla ey coşkun deniz, kayalıklarda çınla!
Sar bütün kumsalları o dolaşık saçınla
C) Kardır yağan üstümüze geceden
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden
D) Dağlar, omuz omuza yaslanan dağlar
Sular karınca paslanan dağlar
E) Kervan yürür peşi sıra düşemem
Yıldız akar uçsam da yetişemem

7. Ak tüylü köpektir koyun sürüsüyle
Seğirtir kaval sesinde sağa sola
Çobandır köyün yamacında
Yayar davarı da çömelir
Meşe dallarının altına
Bu dizelerde aşağıdaki şiir türlerinden han¬gisine özgü bir nitelik vardır? (1991/ÖSYS)
A) Lirik
B) Dramatik
C) Didaktik
D) Epik
E) Pastoral

8. Uyandım baktım ki sabah
Güneş vurmuş içime
Kuşlara yapraklara dönmüşüm
Pır pır eder durur, bahar rüzgârında
Bu dizelerde Orhan Veli’nin şiirine özgü aşağıdaki niteliklerden hangisi örnek gösterilebilir? (1992/ÖSYS)
A) Edebi sanatlara yer vermemesine
B) Nükteli bir söyleyiş yeğlemesine
C) Doğa betimlemesine başvurmasına
D) Ölçü ve uyağa önem vermemesine
E) Toplumsal sorunlara değinmesine

9. Siz bakarsanız bir şey göremezsiniz
Benim yurdumdur orası
Ardıçlar, gürgenler, tozlu yollar
Tokat’la Niksar arası
Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi yoktur? (1994/ÖSYS)
A) Redif
B) Uyak
C) Ölçü
D) Eksiltili cümle
E) Dilek–koşul kipi

10. Sıladan geliyorsunuz
Ne var ne yok bizim oralarda
Çiçek açmış mı erikler
İpek perdeli pencerenin altında
Bu dörtlük için aşağıdakilerden hangisi söylenemez? (1994/ÖSYS)
A) Bir özlem dile getirilmiştir.
B) Kişileştirme sanatına başvurulmuştur.
C) Ölçü ve uyak yoktur.
D) Birinci dize kurallı bir cümledir.
E) Üçüncü ve dördüncü dizeler, anlamca birbirini bütünlemektedir.

11. Aşağıdakilerin hangisinde verilen dizelerde redif yoktur? (1995/ÖSYS)
A) Ey, genç kanı kaynayan pınar
Ey, altında yatıp kaldığım çınar
B) Uzaktan görenler yine aldanır
Gözlerde bir hayal gibi canlanır
C) Ey, kumrulu bahçem, sümbüllü bağım
Ey, bülbüllü derem, mineli dağım
D) Yatıyor can evimde hep o sonsuz emeller
Gönlüme dokunmadı göğsümü yırtan eller
E) Akşam, sanki boşluk içime dolar
Dağların cilası gittikçe solar

12. Okuma yok, yazma yok, bilmeyiz eski, yeni,
Kuzular söyler bize yılların geçtiğini,
Arzu, başlarından yıldızlar gibi yüksek,
Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek
Bu dörtlükte aşağıdaki şiir türlerinden hangisine özgü bir nitelik vardır? (1996/ÖSYS)
A) Lirik şiir
B) Didaktik şiir
C) Pastoral şiir
D) Epik Şiir
E) Dramatik Şiir

13. Aşağıdakilerin hangisinde tam uyak vardır? (1998/ÖSYS)
A) Çiğdemin, menekşen kokar
Güzeller göğsüne takar
B) Kuş olsam gezsem havayı
Arayıp bulsam yuvayı
C) Geldim o dost ilinden
Koka koka gülünden
D) Birin bilir birin bilmez
Bu dünya kimseye kalmaz
E) Arı vardır uçup gezer
Teni tenden seçip gezer

14. Uzak, çok uzağız, şimdi ışıktan
Çocuk sesinden, gül ve sarmaşıktan
Dönmeyen gemiler olduk açıktan
Adımızı soran, arayan var mı?
Bu dörtlükle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi söylenemez? (1998/ÖSYS)
A) Hece ölçüsüyle yazılmıştır.
B) Redif vardır.
C) Uyak düzeni aaab’dir.
D) “Yalnızlık”tan söz edilmektedir.
E) Bir destandan alınmıştır.

15. Ela gözlerine kurban olduğum
Yüzüne bakmaya doyamadım ben
İbret için gelmiş derler cihana
Noktadır benlerin sayamadım ben
Bu dörtlükle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır? (2006/ÖSYS)
A) 11’li hece ölçüsüyle yazılmıştır.
B) Redif vardır.
C) Tam uyak kullanılmıştır.
D) Koşma türünün özelliklerini taşımaktadır.
E) Benzetme sanatından yararlanılmıştır.

16. Kaman civarına bahar gelince
Yıkılır ovadan yörük çadırları,
Yücesinde pare pare duman tutmuş
Düldül Dağ’ın yaylasında mekân kurulur.
Hoş gelmişsin ilkbahar!
Nisan ayı içinde donanır dağlar,
Donanır yeşilinden, alından
Bu dizelerde aşağıdaki şiir türlerinden hangisine özgü nitelikler ağır basmaktadır?(2006/ÖSYS)
A) Lirik
B) Pastoral
C) Epik
D) Didaktik
E) Dramatik

1 E 2 E 3 C 4 C 5 B 6 B 7 E 8 D 9 C 11 A 12 C 13 B 14 E 15 C 16 B

 

Cumhuriyet Devri Türk Edebiyatı ile İlgili LYS de Çıkmış sorular


  1. “1911 yılında o zaman bizim olan Selanik’te Ömer Seyfettin ve Ali Canip’in çıkardıkları Genç Kalemler dergisinin edebiyat tarihimizde büyük bir önemi vardır.”


Bu derginin edebiyat tarihimizdeki önemi nereden kaynaklanmaktadır? (1982/ÖSYS)

A) Yazarlarının, sanatta “toplumculuk” fikrini savunmasından

B) “Sade Türkçe”nin bir dava olarak ilk kez bu dergide ele alınmış olmasından

C) Milli edebiyat döneminin ilk yayın organı olmasından

D) Ömer Seyfettin’in sade Türkçe ile yazdığı hikâyelerinin yayımlandığı bir dergi olmasından

E) Bugünkü ulusal sınırlarımız dışında ya­yımlanan Türkçe, edebi ve bilimsel bir dergi olmasından

 

2. Kurtuluş Savaşı döneminin havasını yansı­tan romanlarımızdan üçü, aşağıdakilerden hangisinde bir araya getirilmiştir?(1978/ÖSYS)

A) Vurup Kahpeye, Sinekli Bakkal, Kiralık Konak

B) Ateşten Gömlek, Ankara, Sinekli Bakkal

C) Yaban, Sodom ve Gomore, Akşam Güneşi

D) Vurun Kahpeye, Yaban, Ateşten Gömlek

E) Yaban, Çalıkuşu, Ankara

 

3. Arapça, Farsça terkiplerinin hiç lüzumu yoktur. Bunlar ancak süs içindir. Kimin gösterecek, teşhir edecek fikri yoksa onları çok kullanmıştı. Eğer terkipler terk olunursa tasfiyede büyük bir adım atmış olmaz mı? Tabii insan, konuşulan lisandır.

Bu parça, savunulan düşünce, dil ve an­latım özellikleri yönünden aşağıdaki zaman dilimlerinden hangisinde yazılmış olabilir? (1978/ÖSYS)

A) 1908 – 1923

B) 1861 – 1895

C) 1896 – 1901

D) 1839 – 1860

E) 1940 – 1960

 

4. “Tarihi ve sosyal olaylardan her birini bir roma­nına konu edinerek, Tanzimat dönemiyle Ata­türk Türkiyesi arasındaki dönem ve kuşakların geçirdikleri sosyal değişiklik ve bunalımları, yaşayış ve görüş ayrımlarını işledi; düşünce ve teze dayanan özlü yapıtlar verdi.”

Yukarıda sözü edilen yazarımız, aşağıdaki­lerden hangisidir? (1979/ÖSYS)

A) Yakup Kadri Karaosmanoğlu

B) Halit Ziya Uşaklıgil

C) Mehmet Rauf

D) Hüseyin Rahmi Gürpınar

E) Hüseyin Cahit Yalçın

 

5.“Yıkılmış değerleri düzeltmek, eski görüşe dönmek değildir. Eski görüşün kurduğu biçimler, yeni görüşün malı olur. … anlayışına dönmemiştir; Avrupa’da Rönesans’ın, antik anlayışa dönmediği gibi.”

Bu parçada, düşüncenin akışına göre, boş bırakılan yere hangi adlar dizisi gelmelidir? (1981/ÖSYS)

A) Namık Kemal, Divan edebiyatı

B) Cenap Şehabettin, Tanzimat edebiyatı

C) Yahya Kemal, Divan edebiyatı

D) Tevfik Fikret, Namık Kemal

E) Ahmet Haşim, Cenap Şehabettin

 

6. Aşağıdakilerden hangisi,“Milli Edebiyat akımı”nı belirleye özelliklerden birideğildir? (1975/ÖSYS)

A) Anlatımda gerçekçilikten kaçınma

B) Hece veznini kullanma

C)Halk edebiyatından yararlanma

D) Memleket hayatını yansıtma

E) Dilde sadeleşmeye gitme

 

7. Şiirlerinde sonsuzluğa ulaşma duygusu, ölüm kaygısı, aşk ve lirizm başlıca temalar olarak görülür. Eski şiiri günümüzde de yaşatmış bir şairdir. İstanbul’un doğa güzelliklerini yansıtan bir şair olarak tanınmıştır. Divan şiirini çağdaş bir yorumla veren şiirleri de vardır.

Yukarıda sözü edilen şair kimdir? (1988/ÖSYS)

A) Yahya Kemal Beyatlı

B) Ahmet Haşim

C) Faruk Nafiz Çamlıbel

D) Ahmet Hamdi Tanpınar

E) Cahit Sıtkı Tarancı

 

8. Tanzimat’tan Cumhuriyet sonrasına uzanan bir zaman diliminin romanına konu edinmiştir. Büyük değişimlerin ve bunalımların yer aldığı bu zaman dilimi içinde, kuşaklar arasındaki görüş farklılıklarını ve çatışmaları, halk–aydın çelişkisini işlemiştir. Öyle ki tarihsel ve sosyal olayları yansıttığı romanları birbirini bütünleyen bir zincirleniş içinde, çağdaş, siyasal ve sosyal tarihimizin panoramasını vermektedir.

Bu yargılarla değerlendirilen yazar, aşağıdakilerden hangisidir? (1989/ÖSYS)

A) Refik Halit Karay

B) Hüseyin Rahmi Gürpınar

C) Reşat Nuri Güntekin

D) Yakup Kadri Karaosmanoğlu

E) Halide Edip Adıvar

 

9. Dilde sadeleşme hareketi,“Yeni Lisan”adıyla aşağıdaki edebiyat dönemlerinin hangisinde yer almıştır? (1990/ÖSYS)

A) Tanzimat

B) Servet-i Fünûn

C) Fecr-i Âti

D) Milli Edebiyat

E) Cumhuriyet

 

10. Aşağıdakilerden hangisi, M. Emin Yurdakul, Ziya Gökalp ve Ömer Seyfettin’in ortak      özelliğidir?(1991/ÖSYS)

A) Fecr-i Âti topluluğuna dâhil olmaları

B) Genç Kalemler hareketinin başında bulun­maları

C) Hem nesir hem de nazım alanında eser vermeleri

D) Fikir adamı kişiliklerinin, sanatçı kişilikle­rinden güçlü olması

E) Türkçülük akımının öncüleri sayılmaları

 

11. Yazar, eserde Karagöz ve Ortaoyunu hakkında oldukça ayrıntılı bilgi verirken çocukluğunda gittiği bu oyunlardan edindiği izlenimlerden yararlandığını şöyle anlatıyor: “Ramazan gecelerinde Ahmet Ağa, beni Karagöz ve Ortaoyunu izlemeye götürüyordu. Kız, erkek alay alay çocuk, hatta büyükler kahvenin bahçesine dolardı. İlkin “Soytarının Kızı’ adıyla ve İngilizce olarak basılan eserimdeki Kız Tevfik tipi, bu akşamların bende bıraktığı izlenimlerden çok şey almıştır.”

Bu paragrafta sözü edilen yazar ve eseri aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir?(1993/ÖSYS)

A) Peyami Safa – Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

B) Reşat Nuri – Yaprak Dökümü

C) Halide Edip – Sinekli Bakkal

D) Reşat Nuri – Çalıkuşu

E) Halide Edip – Tatarcık

 

12. Çağdaş Batı şiirleriyle eski Türk şiirinin bileşi­mini gerçekleştirerek aruz ölçüsünü, yaşayan Türkçeye uygulamış, geçmiş değerlere bağlı, kendine özgü bir şiir geliştirmiştir. Hece–aruz tartışmalarının en güzlü dönemlerinde, hece ölçüsünü küçümseyip, şiir için ölçünün esas değil, sadece bir araç olduğuna inanarak biri dışında bütün şiirlerini aruzla yazmıştır.

Bu şair aşağıdakilerden hangisidir? (1993/ÖSYS)

A) Muallim Naci

B) Yahya Kemal

C) Ahmet Haşim

D) Mehmet Akif

E) Tevfik Fikret

 

13. Yazarın ilk romanıdır. Gerçekçi bir eserdi. Üç ayrı kuşak arasındaki görüş, duygu ve yaşayış ayrılıkları üzerinde durulur. Bu ayrılıklar yüzünden ailenin çözülüşü gösterilir. Hikaye ve roman edebiyatımızın geleneksel temaların­dan biri olan aşırı Batı hayranı züppe tipi, başarılı bir biçimde çizilir.

Bu parçada sözü edilen eser ve yazar aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir? (1995/ÖSYS)

A) Felatun Bey ile Rakım Efendi – Ahmet Mit­hat Efendi

B) Kiralık Konak – Y. Kadri Karaosmanoğlu

C) Fahim Bey ve Biz – A. Şinasi Hisar

D) Şıpsevdi – H. Rahmi Gürpınar

E) Ayaşlı ve Kiracıları – Memduh Şevket Esendal

 

14. Yakup Kadri Karaosmanoğlu, toplumumuzun Tanzimat’tan günümüze değin geçirdiği aşa­maları, çalkantıları romanlarında göstermeye çalışmıştır. Örneğin Hep O Şarkı’da Abdülaziz dönemini, Bir Sürgün’de II. Abdülhamit döne­mini ve Jön Türkler’i … adlı romanıda Mütare­ke dönemi İstanbul’unun bozukluk ve çöküntü­lerini, … adlı romanında Kurtuluş Savaşı yılarında aydın–halk ilişkilerini işlemiştir.

Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? (1996/ÖSYS)

A) Panorama, Yaban

B) Nur Baba, Ankara

C) Hüküm Gecesi, Kiralık Konak

D) Sodom ve Gomore, Yaban

E) Panorama – Ankara

 

15. Temel düşünceleri, yazı dilini konuşma diline yaklaştırmaktı. Bu amaçla İstanbul ağzı örnek alındı. Tamlamalar sadeleştirildi; Türkçeleşmiş yabancı sözcüklere pek dokunulmadı. Bu yolla yepyeni, pırıl pırıl bir Türkçe doğdu. Böylece Osmanlıcadan ulusal dile bir geçiş sağlandı.

Türk dilinde yukarıda sözü edilen yeniliği gerçekleştirenlere ne ad verilir? (1996/ÖSYS)

A) Tanzimatçılar

B) Edebiyat-ı Cedideciler

C) Genç Kalemler

D) Garipçiler

E) İkinci Yeniciler

 

1 B 2 D 3 A 4 A 5 C 6 A 7 A 8 D 9 D 10 E 11 C 12 B 13 B 14 D 15 C

 

Tanzimat Edebiyatı İle İlgi LYS de Çıkmış Sorular

1.Aşağıda verilen belirtici niteliklerden hangisine Tanzimat romanında rastlanmaz? (1974/ÖSYS)

A) Konular genellikle günlük hayattan ya da tarihten alınır.

B) Cariyelik kurumunu ve alafrangalık özentisini işler.

C) Kişiler genellikle tek yönlü ele alınır; iyiler mükâfatlandırılır.

D) Olayların akışında rastlantılara çok yer verilir.

E) Romanın içinde bilgi ve öğüt vermekten kaçınılır.

 

2.“Hemen hemen konusuz denecek kadar basit olan bu güldürünün iki büyük özelliği vardır: Bir yandan, bize edebiyatımızın o güne dek semtine uğramadığı yeni bir gerçekliğin kapısını açar; ömür yandan da ortaoyunu ve meddah hikâyeleri gibi yerli sanatlardan yararlanır. Böylece, yazarın ulusal bir tiyatroya varacak en kısa yolu aradığı muhakkaktır.”

Bu yazıya göre, aşağıdaki yazarlarımızın hangisi, hangi yapıtıyla, nasıl ulusal tiyatroya varacak en kısa yolu aramıştır? (1978/ÖSYS)

A) Namık Kemal, “Vatan Yahut Silistre” oyunuyla, vatan sevgisini dile getirerek

B) Abdülhak Hamit, “Eşber” adlı yapıtıyla, vatan sevgisini her şeyin üstünde tutarak

C) Şinasi, “Şair Evlenmesi” oyunuyla, halk geleneğinden yararlanarak

D) Ahmet Vefik Paşa, “Zoraki Takip” oyunuyla, Moliere’in bir yapıtını Türkçeye uyarlayarak

E) Abdülhak Hamit, “Sabr ü Sebat” adlı yapıtıyla, atasözlerimizi bol bol kullanarak

 

3.“Gerçek köy ve doğal tasvirleri yanında, köylünün ufak tefek tasalarını, köylü psikolojisini güzel bir gerçeklikle veren “Karabibik” adli hikâye ile edebiyatımıza ilk olarak “iç konuşma” dediğimiz teknik girmiş oluyor.”

Burada “iç konuşma” ile anlatılmak istenilen aşağıdakilerden hangisidir? (1979/ÖSYS)

A) Bir konuşma içinde başkalarının konuşmasını verme

B) İki üç kişinin kendi aralarında çok yavaş sesle konuşmaları

C) Başkalarının anlayamayacağı bir dille konuşma

D) İki kişinin kendi aralarında kararlaştırdıkları imlerle (işaretlerle) konuşması

E) Ruhsal durumu yansıtan kendi kendine konuşma

 

4.“Bizde roman Halit Ziya ile başlar. Namık Kemal’in romanı, sadece denemede kaldı. Onunla hemen aynı yıllarda işe başlayan Mithat Efendi’nin halka okuma zevkini aşılamaktaki hizmeti inkâr edilemez. Fakat sanat yapıtının ilk koşulu olan, biçimden daima yoksundu. Birçok sorunlara dokunmasına, hayatımızdaki aykırılıkları görmesine, hatta şöyle böyle sürükleyici olaylar bulma yeteneğine karşın yazdıklarına hiçbir hayat sıcaklık geçiremedi. Bulduğu bazı yerli tipler, romancılık sanatına, ancak başkalarının elinde yeniden yoğrulduktan sonra mal oldu.”

Parçada Ahmet Mithat’ın romancılığına ilişkin özelliklerden hangisine değinilmemiştir? (1982/ÖSYS)

A) Okuyucunun genel bilgisini genişletmeyi amaçlaması

B) Geniş halk kitlelerine okumayı sevdirmesi

C) Romanlarının teknik yönden kusurlu olması

D) Kimi romanlarında “Realizm” izlerinin bulunması

E) Kimi romanlarında yerli hayat sahnelerine rastlanması

 

5.Ziya Paşa’ya karşı kırgınlığı vardı; biraz da bu kırgınlığın etkisiyle olacak Harabat’ın çıkışını iyi karşılamadı. Birinci cildi için Tahrib-i Harabat’ı ikincisi için de Takip’i yazdı.

Bu paragrafta kendisinden söz edilen kişi, aşağıdakilerden hangisidir? (1986/ÖSYS)

A) Şinasi

B) Ahmet Vefik Paşa

C) Ahmet Mithat Efendi

D) Abdülhak Hamit

E) Namık Kemal

 

6. Nabizade Nazım’ın Karabibik adlı eseri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?(1987/ÖSYS)

A) Edebiyatımızda Realizmin başarılı bir örneğidir.

B) Kırsal kesim gerçeğine ilk kez değinilmiştir.

C) Romandan çok, uzun hikâye özelliklerine sahiptir.

D) Kişilerin bulundukları çevreye göre yazılmış başarılı ilk eserdir.

E) İlk psikolojik roman örneğidir.

 

7. Türk edebiyatında Batılı roman türünün ilk örneği olarak anılan, 1859’da Fenelon’danDivan edebiyatının sanatlı, ağdalı anlatımıyla özet olarak dilimize çevrilen eser ve bu eserin çevirmeni aşağıdakilerden hangisidir? (1987/ÖSYS)

A) Kamelyalı Kadın – Ahmet Mithat Efendi

B) Sefiller – Şemsettin Sami

C) Emil – Ziya Paşa

D) Telemak – Yusuf Kamil Paşa

E) Robenson Hikayesi – Ahmet Vefik Paşa

 

8. Kimilerine göre edebiyattaki bilgiler, bilim ortamından edebiyat ortamına bir tür çeviridir. Edebiyat, bilginlerin daha önce araştırıp bulduğunu halka yayan bir araçtan başka bir şey değildir. Edebiyat yazarı, coğrafya, fizik, sosyoloji, tarih gibi erişebildiği her kaynağa uzanır. Belli sonuçları, halk için yorumlamak, halka açmakla görevlidir bu tür edebiyat.

Yukarıda belirtilen edebiyat anlayışına uygun eserler veren yazarımız kimdir? (1987/ÖSYS)

A) Namık Kemal

B) Şemsettin Sami

C) Ahmet Mithat Efendi

D) Halit Ziya Uşaklıgil

E) Yakup Kadri Karaosmanoğlu

 

9. Fransız edebiyatını örnek alan ve yazarları büyük ölçüde etkisinde kaldı. Bu akımın  toplumculuk anlayışı Tanzimat yazarlarına çekici geldi.  şeyde akıl ve mantığı ön plana alan bu akımdan  Ekrem gibi sanatçılar etkilendi.

Yukarıda numaralanmış yerlerin hangisinde bilgi yanlışı vardır? (1990/ÖSYS)

A) I B) II C) III          D) IV         E) V

 

10. Namık Kemal ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır? (1990/ÖSYS)

A) Edebiyatı, düşüncelerini halka yaymak, bu yolla toplumu geliştirmek için araç olarak kullanmıştır.

B) Eski edebiyata karşı olduğu halde yeni düşünce ve kavramları yaymak amacıyla yazdığı şiirlerinin çoğunda, biçim ve dil bakımından eskiye bağlı kalmıştır.

C) Batı şiirini tanıtmak amacıyla Fransız şairlerinden manzum çeviriler yapmıştır.

D) Edebiyattaki yerini, nesir alanında özellikle makale, piyes, roman, eleştiri, tarih türünde yazdığı eserler belirlemiştir.

E) Yazıda konuşma dilinin kullanılmasından yana olmuş ve özellikle tiyatrolarını oldukça sade bir dille yazmıştır.

 

11. Aşağıda verilen bilgilerden hangisi Şinasi’ye ait değildir? (1993/ÖSYS)

A) Dil ve edebiyat üzerinde görüşlerini Londra’da çıkan Hürriyet gazetesinde yayımladığı “Şiir ve İnşa” makalesinde anlatmıştır.

B) Şiirlerinde konu birliğine ve bütün güzelliğine önem vermiştir.

C) Fransızcadan manzum olarak Türkçeye çevirdiği bazı şiirleri, asıllarıyla birlikte Tercûme-i Manzume adlı bir kitapta toplanmıştır.

D) Batı edebiyatı yolunda eser veren ilk Türk sanatçıdır.

E) Düşüncelerini yalın ve açık bir anlatımla söylemeye, konuşma dilini yazı dili haline getirmeye çalışmıştır.

 

12. Onun tiyatro eseri, sahne tekniği açısından zayıf olduğu gibi dil açısından da oynamaya elverişli değildir. Piyeslerin bir bölümü manzum, bir bölümü nesir, bir bölümü de nazım–nesir karışık olarak yazılmıştır. Bunların birkaçının konusu günlük hayattan alınmış fakat çoğunda tarihi bir olay işlenmiştir.

Bu parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir? (1995/ÖSYS)

A) Abdülhak Hamit

B) Muallim Naci

C) Şinasi

D) Ahmet Vefik Paşa

E) Şemsettin Sami

 

13. Bu sanatçımızın adı anılınca öteki dallarda verdiği ürünlerden çok, şiiri gelir akla. Şiirlerinde değişik dönemler vardır. Gençlik yıllarında biçim ve içerik yönünden eski şiirin izinde yürürken, Şinasi ile tanıştıktan sonra asıl yolunu bulmuştur. Şiirlerde eski biçim yine sürmüş ama içerik değişmiştir. Özellikle de sosyal konulara ağırlık vermiştir. Ancak vatan ve özgürlük aşkını dile getiren şiirleriyle daha çok tanınır.

Bu parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir? (1995/ÖSYS)

A) Ziya Paşa

B) Cenap Şehabettin

C) Namık Kemal

D) Recaizade M. Ekrem

E) Tevfik Fikret

 

14. Tanzimat Edebiyatı’nın kurucularındandır. Şiir de yazmış olmakla birlikte asıl ününü gazetecilik alanındaki çalışmalarıyla sağladı. Çıkardığı Tasvir-i Efkâr gazetesinde halkın anlayacağı bir dille yazmanın gerektiğini savundu. Düzyazıda noktalama işaretini kullanarak düşüncelerini kısa, yalın cümlelerle anlattı. Konuşma dilini başarıyla kullanarak Batı tekniğine uygun tiyatronun ilk örneğini de o verdi.

Bu parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir? (1998/ÖSYS)

A) Namık Kemal

B) Ziya Paşa

C) Şinasi

D) Şemsettin Sami

E) Agâh Efendi

 

15. …, Türk edebiyatında … tarzda yazılmış … tiyatrodur. Yapıtın … (1859) ve … (1860) yıllarda Türkiye’de Türkçe oyunlar oynanan tiyatro yoktu.

Yukarıda boş bırakılan yerlere, sırasıyla aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi gerekir? (2006/ÖSYS)

A) Zavallı Çocuk – özgün – bir – beğenildiği – yayıldığı

B) Afife Anjelik – yeni – son – bilinmediği – tanınmdığı

C) Şair Evlenmesi – batılı – ilk – yazıldığı – basıldığı

D) Hasan Mellah – bilinen – gerçek – övüldüğü – yerildiği

E) Aşk-ı Memnu – modern – klasik – okunduğu – sevildiği

 

16. Tanzimat edebiyatıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır? (2006/ÖSYS)

A) Makale, fıkra, deneme gibi Batıdan alınmış yazı türleri bu dönemde gazeteler aracılığıyla edebiyatımıza girmiştir.

B) Yeni nazım şekilleriyle birlikte Divan edebiyatı nazım şekilleri de kullanılmıştır.

C) Ahmet Mithat, Şemsettin Sami bu dönemin romancılarındandır.

D) Vatan, millet, adalet, hürriyet gibi kavramlar bu dönemde kullanılmaya başlanmıştır.

E) Bu dönemde çıkan resmi gazeteler, Tercümân-ı Ahvâl ve Tasvîr-i Efkâr’dır.

1 E 2 C 3 E 4 A 5 E 6 E 7 C 8 D 9 D 11 A 12 A 13 C 14 C 15 C 16 E

 

Servet-i Fünun Edebiyatı İle İlgili LYS de Çıkmış Sorular

1. Aşağıdakilerden hangisi “Servet-i Fünûn dönemi” sanatçılarının ortak yönlerini belirleyen özelliklerden biri değildir? (1977/ÖSYS)
A) Dilde “halka doğru” ilkesini benimseme
B) Batı sanat akımlarının etkisinde kalma
C) Eski sözcüklerle, yeni kavram ve imgeler oluşturma
D) “Sanat için sanat” görüşüne bağlanma
E) Kafiyenin kulak için olduğunu benimseme

2. “Romanın yapısına ilişkin teknik kurgu öğelerinden biri de, kompozisyondur. Kompozisyon, romanda geliştirilen durum ve eylemlerin düzenlenmesi, aralarında sağlıklı bir dengenin kurulması anlamına geliyor.”
Bu açıklamaya göre, aşağıdaki romancılarımızdan hangisi ötekilerden daha başarılı örnekler vermiştir? (1980/ÖSYS)
A) Namık Kemal
B) Halit Ziya
C) Sami Paşazade Sezai
D) Ahmet Mithat
E) Hüseyin Rahmi

3. Bir yazar şöyle diyor: “Nerde bir edebiyatın başladığını görsek, orada sokağın yazı masası ile birleştiğini görürüz. Malherbe sokağı dinledi, Dickens sokağı edebiyata soktu. Bir romanında geçen “sokağın anahtarı” sözü bu yazarın sanatını anlatmaya yeter. Puşkin’de de sokağın anahtarı vardır. Bize gelince, bu sihirli anahtar çoğu zaman yazarlarımızın eline hiçbir zaman geçmedi.”
Yazarın “sokağın anahtarı” sözü ile anlatmak istediği özellik aşağıdaki yazarlardan hangisinde vardır? (1982/ÖSYS)
A) Recaizade M. Ekrem
B) Namık Kemal
C) Halit Ziya
D) Hüseyin Rahmi
E) Mehmet Rauf

4. “Hasta Çocuk, Nesrin ve Balıkçılar, günlük hayatta izlenimlerinden esinlenerek oluşturulmuş manzum hikâyeleridir. Manzumelerde Fikret’in yaptığı şey, konuşma diline yakın bir şiir dilini bulmak olmuştur. Ayrıca aruzla yazılmış dizelerin, öteden beri süregelen bağımsızlığını bozmuş ve manzumeyi dizelerden oluşan bir bütün halinden, basbayağı cümlelerden yapılmış bir yazı haline getirmiştir.”
Bu paragrafta Tevfik Fikret’in hangi özelliğinden söz edilmemiştir? (1983/ÖSYS)
A) Nazmı nesre yaklaştırmasından
B) Şiirlerinde toplumsal konulara da değinmesinden
C) Beyit bütünlüğünü kırmasından
D) Aruzu, Türkçeye ustalıkla uygulamasından
E) Şiirlerinde yaşanılan gerçekleri yansıtmasından

5. Edebiyatta Realizmin öncüsü olmuştur. Romanlarında aydın kişileri ve çevrelerini, hikayelerinde ise halkın yaşayış ve adetlerini anlatmaya çalışmıştır. Eserlerinde, alışılmış olandan ayrı bir sözdizimi vardır. Batılı roman ve hikaye tekniğine uygun, ilk başarılı örnekler onundur. Romanlarında, ruh çözümlemelerine önem vermiştir.
Bu özelliklerin tümüne birden sahip olan yazar, aşağıdakilerden hangisidir? (1985/ÖSYS)
A) Recaizade Mahmut Ekrem
B) Nabizade Nazım
C) Halit Ziya Uşaklıgil
D) Yakup Kadri Karaosmanoğlu
E) Halide Edip Adıvar

6. Yeni bir duyarlılığı, yeni bir şiir akımını geliştirirken Batı’yı günü gününde izlerler. Ama bir arayış döneminin bütün karışık etkilerini içerir şiirleri. Romantik, Parnasçı, Sembolisttirler. Doğaya yönelirler. Ama bir resimdir doğa onlar için. Düşle gerçek çatışması, karamsarlık, kaçış egemendir şiirlerine. Hem benimsedikleri sanat anlayışı, hem de dönemin siyasal koşulları, içine kapanık, bireyci bir şiire yönelmelerine yol açmıştır.
Bu parçada şiirlerinin ortak özelliklerinden söz edilen şairler, aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılır? (1987/ÖSYS)
A) Beş Hececiler
B) Tanzimatçılar
C) Yedi Meşaleciler
D) Servet-i Fünûncular
E) Milli Edebiyatçılar

7. Tanzimat dönemi şairlerinden Recaizade M. Ekrem’in çevresinde toplanan gençler, artık kendi başlarına var olmanın yollarını ararlar ve bir dergide birleşirler. Bunların arasında, sonradan romancı olarak ün kazanmış iki yazarımız da vardır.
Paragrafta sözü edilen dergi ile iki yazarımız aşağıdakilerin hangisinde bir arada verilmiştir?(1988/ÖSYS)
A) Servet-i Fünûn; Halit Ziya, Mehmet Rauf
B) Malumat; Hüseyin Cahit, Ahmet Rasim
C) Genç Kalemler; Halit Ziya, Ömer Seyfettin
D) Servet-i Fünûn; Sami Paşazade Sezai, Hüseyin Cahit
E) Malumat; Mehmet Rauf, Hüseyin Rahmi

8. Aşağıdakilerden hangisi, Servet-i Fünûn edebiyatının özelliklerinden biri değildir? (1989/ÖSYS)
A) Sone, terzarima gibi nazım biçimlerinin benimsenmesi
B) Aruz vezninin kullanılması
C) Romanlarda, olayların genellikle İstanbul dışında geçmesi
D) Nazmın nesre yaklaştırılması
E) Yabancı sözcüklerle yüklü bir dil kullanılması

9. Çürüyen, yozlaşan İstanbul ve bu İstanbul’un çürümüş, yozlaşmış insanları… Mithat Cemal Kuntay’ın romanlarından sürekli olarak bir küf kokusu gelir burnunuza. İstanbul’un birbirini izleyen üç dönemini yansıtmak isteyen yazar, gözlerini hep bu kokuşmuşluğa dikmiştir. Yalnız kişisel çıkarları peşinde koşanlar, dalka¬vuklar, jurnalciler… Bir pislik, bir kokuşmuşluk perdesine bürünmüş olarak anlatır İstanbul’u.
Aşağıdaki şairlerden hangisi İstanbul’u şiirinde bu parçada belirtilen yönleriyle yansıtmaya çalışmıştır? (1990/ÖSYS)
A) Cenap Şehabettin
B) Tevfik Fikret
C) Mehmet Emin
D) Mehmet Akif
E) Celal Sahir

10. Aşağıdakilerden hangisi Servet-i Fünûncu¬ların şiir özelliklerinden biri değildir? (1992/ÖSYS)
A) Kafiyede şekilden çok, ses benzerliğine önem verme
B) Konu birliğine ve bütün güzelliğine önem verme
C) Nazımı nesre yaklaştırma
D) Konuyla vezin arasında bir ahenk ilgisi arama
E) Herkesin anlayabileceği bir dil kullanma

11. Yeni bir duyarlığı, yeni bir şiir dilini oluşturmaya çalışırken Batı’yı hemen hemen günü gününe izlemişlerdir. Şiirlerinin imgelerle yüklü, sanatlı bir yapısı vardır. Özellikle benzetmeler ve sıfatlarla varlıkların gerçek görünüşlerini değiştirmeye çalışmışlardır. Aşk, doğa, aile yaşamı, kişisel tedirginlik ve yakınma temalarını şiirlerinde bol bol işlemişlerdir.
Bu parçada sözü edilen edebiyat topluluğu ve onun üyelerinden biri aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir? (1993/ÖSYS)
A) Tanzimat – Abdülhak Hamit Tarhan
B) Servet-i Fünûn – Cenap Şehabettin
C) Garipçiler – Orhan Veli Kanık
D) Milli Edebiyat – M. Emin Yurdakul
E) Cumhuriyet Dönemi – Faruk Nafiz Çamlıbel

12. O güne kadar yazınımızda anı, yazınsal değerde tür değildi. Modern anlamda romancılığımızın kurucusu sayılan yazarımız, ilk kez yazınsal değerde anılar yazmıştır. Hem yazınsal, hem siyasal nitelikte olan bu anılarını dokuz ciltte toplamış ve kırk yılı kapsayan ilk beş cildine “Kırk Yıl” adını vermiştir.
Bu parçada aşağıdaki yazarların hangisinden söz edilmektedir? (1993/ÖSYS)
A) Hüseyin Rahmi Gürpınar
B) Recaizade Mahmut Ekrem
C) Yakup Kadri Karaosmanoğlu
D) Reşat Nuri Güntekin
E) Halit Ziya Uşaklıgil

13. Aşağıdakilerden hangisi, toplum sorunlarını tartışmak, bunlarla ilgili düşüncelerini açıklamak için sanatı bir araç olarak kullanmıştır? (1994/ÖSYS)
A) Recaizade Mahmut Ekrem
B) Tevfik Fikret
C) Abdülhak Hamit
D) Cenap Şehabettin
E) Ahmet Haşim

14. Bir dergi çevresinde toplanan, yeni bir duyarlığı, yeni bir şiir dilini yerleştirmeye çalışan bu şairlerin şiirleri, bir arayış döneminin bütün karışık etkilerini içermektedir. Romantik ve simgecidirler. Onların şiirlerinde, düşle gerçek çatışması, karamsarlık, kaçış temaları egemendir. Hem dönemin siyasal koşulları hem de benimsedikleri sanat anlayışı, onların içine kapalı, bireyci bir şiire yönelmelerine yol açmıştır.
Bu parçada tanıtılan şairler aşağıdakilerin hangisi içinde yer alır? (2006/ÖSYS)
A) Tanzimatçılar
B) Edebiyat-ı Cedideciler
C) Fecr-i Âticiler
D) Yedi Meşaleciler
E) Milli Edebiyatçılar

15. Aşkın ikinci plana atıldığı bu romanda toplumsal hayata yer verilmiş olması, bu yapıtın en önemli özelliğidir. Romanda Ahmet Cemil, yalnız iç dünyasıyla değil, bağlı bulunduğu toplumsal çevreyle birlikte verilmiştir. Okurken onun, çocukluğundan bu yana hangi toplumsal çevrede yetiştiği, aile ve okul hayatını, kar¬şılaştığı sıkıntıları bütün ayrıntılarıyla öğreniyoruz. Bu genç şairin yeni bir şiir yaratmak için neler düşündüğünü, verdiği mücadeleleri, düşmanı olan eski edebiyat taraftarlarının ve o devir basın hayatının iç yüzünü görüyoruz. Bu bakımdan yapıtı, o dönemin ve Doğu ile Batı edebiyatları arasındaki düşünce çatışmasının romanı olarak da kabul edebiliriz.
Bu parçada özellikleri anlatılan roman ve yazarı aşağıdakilerden hangisinde verilmiş-tir?(2006/ÖSYS)
A) Eylül – Mehmet Rauf
B) Şıpsevdi – Hüseyin Rahmi Gürpınar
C) Paris’te Bir Türk – Ahmet Mithat
D) Mai ve Siyah – Halit Ziya Uşaklıgil
E) Hayal İçinde – Hüseyin Cahit Yalçın

16. Paul Valery “Bir edebi eserin değeri, her kişiye göre ayrı bir yoruma meydan vermesindendir.” demiştir.
Aşağıdaki şairlerimizden hangisi Paul Valery ile aynı anlayıştadır? (1982/ÖSYS)
A) Tevfik Fikret
B) Cenap Şehabettin
C) Yahya Kemal
D) Ahmet Haşim
E) Orhan Veli

17. “Bireyci sanat anlayışı, bize Edebiyat-ı Cedide’den miras kalmıştı ve biz bunu söylemekle ortaya yeni bir görüş getirmiyorduk. Öyle ya, Edebiyat-ı Cedidecilerin, özellikle Hüseyin Cahit’le Mehmet Rauf’un, Dr. Rıza Tevfik’le estetik konusu üzerinde tartışılırken terter tepinircesine ‘Güzellik görecelidir, güzellik görecedir.’ deyişlerinin, bizim “Sanat kişisel ve saygıya değerdir.” sözünden farkı neydi?”
Bu parçada, yazarın “biz” dediği kimler olabilir? (1983/ÖSYS)
A) Garipçiler
B) Servet-i Fünûncular
C) Yeni Lisancılar
D) Yedi Meşaleciler
E) Fecr-i Âticiler

18. “… Bunlar şiirlerinde biçimiçerik ikiliğini kaldırmaya, şiirin anlamı ile yapısını kaynaştırmaya çalışırlar. İsterler ki şiirlerinde ses ve anlam ayrılmaz hale gelsin, düzyazıya çevrilmesin, ses ve anlam öylesine yoğrulsun ki anlam tek başına sıyrılıp çıkarılmasın, şiir katıksız biçim olan müziğe yaklaşsın.
Bu yargılar, aşağıdaki şairlerden hangisinin şiirleriyle örneklendirilebilir? (1983/ÖSYS)
A) Faruk Nafiz Çamlıbel
B) Cahit Sıtkı Tarancı
C) Orhan Veli Kanık
D) Kemalettin Kamu
E) Ahmet Haşim

19. 1909’da Fecr-i Âti topluluğuna katıldı. Bu topluluğun dağılmasından sonra da şiirler yazmayı sürdürdü. Şiirlerinin hepsi de aruzla yazılmıştır. Aşk ve doğal temalarını işlediği, sembolizm akımı anlayışına uygun olarak yazdığı şiirlerde hayale ve müziğe büyük önem verdi. Güçlü şiirleri yanında, değişik konuları yoğun bir dille anlatan fıkraları da vardır.
Burada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir? (1989/ÖSYS)
A) Ahmet Haşim
B) Cenap Şehabettin
C) Süleyman Nazif
D) Faruk Nafiz Çamlıbel
E) Yahya Kemal Beyatlı

20. Aşağıdaki şairlerden hangisi, hece ölçüsünü hiç kullanmamış, şiirlerini hep aruzla yazmıştır? (1990/ÖSYS)
A) Ahmet Haşim
B) Yahya Kemal Beyatlı
C) Ziya Paşa
D) Ahmet Muhip Dıranas
E) Faruk Nafiz Çamlıbel

1 A 2 B 3 D 4 D 5 C 6 D 7 A 8 C 9 B 10 E 11 B 12 B 13 B 14 B 15 D 16 D 17 E 18 E 19 A 20 A

 

YGS ve LYS de Çıkmış Türk Edebiyatı/ Dil ve Anlatım soruları

 

YGS  de ÇIKMIŞ SORULAR

YGS’de Çıkmış Anlatım Bozukluğu soru ve Çözümleri

YGS’de Çıkmış Anlatım Bozukluğu soru ve Çözümleri

YGS’de Çıkmış Anlatım Bozukluğu soru ve Çözümleri

2007 ÖSS(YGS) Türkçe Soruları


2008  ÖSS de çıkmış Edebiyat Soruları


2009 ÖSS/YGS Türkçe Soruları

2010 YGS Türkçe Soru ve Cevapları

2011 YGS Türkçe Soruları ve Cevapları

2013 YGS Türkçe Soruları


2014 YGS Türkçe Soru ve Cevapları

2015 YGS Türkçe Soru ve Cevapları

2016 YGS Türkçe Soru ve Cevapları

 

LYS de ÇIKMIŞ SORULAR

Edebi Sanatlarla İlgili LYS de Çıkmış Sorular 1


Edebi Sanatlarla İlgili LYS de Çıkmış Sorular 2


Şiir Bilgisi İle İlgili LYS de Çıkmış Sorular
İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı ile İlgili LYS de Çıkmış Sorular

Divan Edebiyatı ile ilgili LYS de çıkmış sorular


Tanzimat Edebiyatı İle İlgi LYS de Çıkmış Sorular

Servet-i Fünun Edebiyatı İle İlgili LYS de Çıkmış Sorular

Milli Edebiyat Dönemi ile İlgili LYS de Çıkmış Sorular


Cumhuriyet Devri Türk Edebiyatı ile İlgili LYS de Çıkmış sorular

Halk Edebiyatı ile İlgili LYS de Çıkmış Sorular


1974 ÖSYS de çıkmış Edebiyat soruları


1975-76 ÖSYS de çıkmış Edebiyat soruları



2012 LYS-3 Türk Dili ve Edebiyatı Soruları ve Cevapları


2014 LYS Edebiyat Soruları ve Cevap Anahtarı

2015 LYS  Edebiyat Soruları 

 

 

İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı ile İlgili LYS de Çıkmış Sorular

1. Aşağıdaki dizelerin hangisi, sadece Türk destanlarını kapsamaktadır? (1975/ÖSYS)
A) Alp Er Tunga – Oğuz – Türeyiş – Şehname
B) Şu – Türeyiş – Gılgamış – Oğuz
C) Türeyiş – Alp Er Tunga – Oğuz – Şu
D) Oğuz – Alp Er Tunga – Ramayana – Şu
E) Şehname – Oğuz – Şu – İlyada

2. Alp Er Tunga öldi mü
Issız acun kaldı mu
Ödlek öçin aldı mu
Emdi yürek yırtulur
Bu parçanın nazım şekli nedir? (1976/ÖSYS)
A) Koşuk
B) Sav
C) Varsağı
D) Sagu
E) Semai

3. Türk destanlarının oluşum sırasına uygun olarak verilen dizi aşağıdakilerden hangisidir?(1976/ÖSYS)
A) Saka, Göktürk, Hun, Uygur
B) Uygur, Hun, Göktürk, Saka
C) Göktürk, Uygur, Saka, Hun
D) Hun, Saka, Uygur, Göktürk
E) Saka, Hun, Göktürk, Uygur

4. Türkçenin Arapça ile boy ölçüşebilecek zenginlikte olduğunu kanıtlamak amacı ile kültür ve uygarlık tarihimizin ana kitaplarından birini hazırlayan yazarımız aşağıdakilerden hangisidir?(1977/ÖSYS)
A) Ali Şir Nevai
B) Ahmet Yesevi
C) Kaşgarlı Mahmut
D) Edip Ahmet
E) Yusuf Has Hacip

5. Aşağıdakilerden hangisi, destan (epope) geleneğinde halk öykücülüğüne geçiş dönemin ürünüdür? (1981/ÖSYS)
A) Kutadgu Bilig
B) Divanü Lügati’t-Türk
C) Atabet’ül-Hakayık
D) Kitab-ı Dede Korkut
E) İskendername

6. XI. yüzyıl dil ürünlerinden olan bu eserin değeri yalnızca Türk dilinin sözcüklerini toplamak, kurallarını ve yöntemlerini bildirmek, ölçülerini açıklamaktan ileri gelmez. Sözcükleri açıklarken tarih, coğrafya, folklor ve edebiyata ilişkin bilgi¬ler, toplumsal yaşayışına ilişkin ipuçları da verir.
Bu paragrafta sözü edilen eser ve yazarı aşağıdakilerden hangisidir? (1988/ÖSYS)
A) Divan-ı Hikmet – Ahmet Yesevi
B) Muhakemetü’l-Lügateyn – Ali Şir Nevai
C) Divanü Lügati’t-Türk – Kaşgarlı Mahmut
D) Kutadgu Bilig – Yusuf Has Hacip
E) Atabet’ül-Hakayık – Edip Ahmet

7. İslamiyet'in kabulünden önceki Türk edebiyatıyla ilgili aşağıdaki yargıların hangisinde bilgi yanlışı vardır? 2012 lys
A) Sürgün avlarına sığır, kurban törenlerine şölen, yas törenlerine yuğ denirdi.
B) İlk ürünleri arasında koşuk ve sagu ile atasözü özelliği taşıyan savlar yer alıyordu.
C) Şiirler hece ölçüsüyle yazılır, nazım birimi beyittir; uyak düzeni bakımından ise halk edebiyatındaki koşmaya benzer.
D) Koşuklarda doğa güzellikleri, günlük yaşam, av eğlenceleri anlatılır; ölen bir kişinin arkasından söylenen yas şiirlerine ise sagu denirdi.
E) Ozanlar şiirlerinde, içinde yaşadıkları toplumun çeşitli gerçeklerini, inançlarını, görüşlerini değişik biçimlerde dile getirirlerdi.

1 C 2 D 3 E 4 C 5 D 6 C 7 C

2012 LYS-3 Türk Dili ve Edebiyatı Soruları ve Cevapları

1. Hızla artan iletişim olanakları sayesinde bilgiye kolayca erişebiliyoruz. Bu yolla bilgi dağarcığımız zenginleşiyor. Peki, gelecekte en başarılı işleri en çok bilgi sahibi olanlar mı yapacak? Bu soruya "Elbette hayır." diyeceğiz.
Çünkü geleceğin başarılı insanları bilgice zengin olanlardan çok, şunları yapabilen kişiler arasından çıkacaktır: bilgiyi analiz etme,  içinde bulunduğu koşullar değiştiğinde bunlara uyum sağlayabilme,
I                                                                  II

küresel nitelikli konularda uzmanlarla iş birliğiyapabilme, çeşitli bakış açılarını göz önünde
                                     III                                                                                                      IV
bulundurma ve düşüncelerini nesnel verilere dayandırarak açıklama.
V
Bu parçadaki numaralanmış sözlerle ilgili olarak aşağıda verilen açıklamalardan hangisi yanlıştır?
A) I, öğrendiklerini inceleyip açıklayarak sonuca bağlama
B) II, karşılaştığı yeni durumlara ayak uydurabilme
C) III, uluslararası alanda ortak çalışmalarda yer alma
D) IV, farklı görüşleri dikkate alma
E) V, karşısındakinin sezme ve kavrama yetisini geliştirme

2. "Günümüzde yapılan yeni araştırmalar, gözlemler sonunda eğitim anlayışı da değişmiştir."
Söz konusu değişimin anlatıldığı bir parçadan alınan aşağıdaki cümlelerin hangisiyle, ayraç içinde verilenler arasında anlamca bir ilişki yoktur?
A) "Ne biliyorsun?" yerine "Daha neleri bilmek istersin?" diye sorar. (Yeni bilgiler kazandırma)
B) Çağın gereklerine uygun bir donanım ister. (Söylenenleri düşünmeden, olduğu gibi benimseme)
C) Kalıplaşmış programlardan farklı olarak öğrencilerin gereksinimlerini, ilgi alanlarını olabildiğince öne çıkaran bir yol izler. (Bireysel özellikleri önemseme)
D) "Yaşam boyu öğrenmenin gerekliliği"ni öğretir. (Bilgi edinme sürecini sınırlamama)
E) Bilgiyi ve deneyimleri somut, gerçek örneklere bağlayarak aktarır. (Bilinenleri hayatla ilişki kurarak gösterme)

3.
(I) Yaşamın özüne ayna tutan çağdaş öyküler, eskiden yazılanların çoğundan farklı olarak öykülemeden çok, göstermeye; anlatmadan çok, sezdirmeye başvurur.
(II) Anlatıcı, bir kişide herkesi görmeye ve göstermeye çalışırken geleneksel anlatıcılardan farklı olarak dili, bütün çağrışım değerlerini hesaba katarak kullanır.
(III) Kısa, özlü ve özgün yapısı, yoğunluklu anlatımıyla okuyucunun ilgisini çekecek bu öykülerde düz bir anlatım kullanılır.
(IV) Bu yönden, çağdaş öyküyle şiir arasında oylum açısından bir benzerlik kurulabilir.
(V) Bu nedenle eksiltili anlatıma en çok çağdaş öykülerde yer verilir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde karşılaştırma yapılmamıştır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

4. (I) Yazarak yaşamak, güçlüklerine karşın insanın kendi kendisine yetmesini sağlıyor. (II) Boş bir iyimserlik değil bu; eğer bir amacınız varsa onun peşinden gider, sizi bundan alıkoyacak her şeyi dışlarsınız. (III) Bu dışlama, yazma eyleminin doğasından gelir çünkü yazmak tek başına gerçekleştirilen bireysel bir eylemdir. (IV) Yazan kişi duygularını ve zamanını iyi yönetmek durumundadır. (V) Bunu gereği gibi yapmadığı, çevresindeki insanlarla ilişkiyi ustalıkla düzenleyemediği için yazın alanında çok iyi başlangıçlar yapmış birçok insanın yitip gittiği söylenebilir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
A) I. cümlede, yazmanın olumlu etkisinden söz edilmiştir.
B) II. cümlede, düşünülüp tasarlananları gerçekleştirmek için takınılacak tutum belirtilmiştir.
C) III. cümlede, yazma işinin nasıl bir düşünsel donanım gerektirdiği üzerinde durulmuştur.
D) IV. cümlede, yazma eyleminin kimi gerekleri dile getirilmiştir.
E) V. cümlede, yazmaya yönelen kimi kişilerin başarılı olamayışlarının nedenlerine değinilmiştir.

5. (I) Fotoğraf sanatçılarının Anadolu'daki antik kentleri, o kentlerdeki kalıntı ve buluntuları, birer sanat nesnesi olarak ele aldıklarına genellikle tanık oluyoruz. (II) Bu tür çalışmalar yapan bu sanatçı da Düş Kentleri adlı fotoğraf albümünde özellikle Batı Anadolu uygarlığını oluşturan kentlerden bugüne kalanları sunuyor. (III) Sanatçı, antik kentlerin kalıntı ve buluntularını âdeta izlenimci bir ressam gibi, ışığı ve rengi öne çıkararak okuyor. (IV) Burada sanatçının, salt antik kentleri belgelemekten, dolayısıyla bunları geçmişten bugüne ve geleceğe taşımaktan, tarihsel yorumlamadan kaçındığını görüyoruz. (V) Çünkü sanatçı, bu kentlerin, şimdinin daha doğrusu o fotoğrafların çekildiği zamanın kendinde bıraktığı izlenimleri ustaca onlara yansıtıyor.
Bir fotoğraf sanatçısının anlatıldığı bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
A) I. cümlede, bilinen ve görülen bir durumdan söz edilmiştir.
B) II. cümlede, sözü edilen çalışmanın neleri içerdiği üzerinde durulmuştur.
C) III. cümlede, gördüklerini, nasıl bir bakış açısıyla algıladığı belirtilmiştir.
D) IV. cümlede, sanatçının farklı konu alanlarına yöneldiği vurgulanmıştır.
E) V. cümlede, çekim anında zihninde oluşan görüntüleri aktardığına değinilmiştir.

6. (I) Kocaman gökyüzünün altında küçücüktü şalvarlı, yaşmaklı kadın. (II) Bükülmüş beline bakılırsa oldukça yaşlıydı. (III) Başının üzerindeki bulut kümesi ve kıvrılarak giden yol. (IV) Yaşlı kadın, içinden geçtiği bu güzelliği fark etmiş miydi acaba? (V) Yolun, belki her gün adımladığı kıyısından geçiyordu o. (VI) Sonbaharın renkleri içinde bir küçük lekeydi, yürüyüp gitti.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisinde, belirtili ad tamlamasının tamlayanı sıfat almıştır?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

7. (I) İlk sahnesi 1930'larda başlayan ve bir maden mühendisinin çevresinde olup bitenleri anlatan bu film, olağanüstüydü. (II) Filme, Zonguldak'ın yirmi yıl önceki durumunu görme heyecanıyla gittim. (III) Filmde anlatılan olaylar çoğunlukla iç mekânlarda geçiyordu. (IV) Dış mekânlar, umduğumdan daha az kullanılmasına karşın oldukça etkileyiciydi. (V) Mühendisin, grizu gazını saptamak için madenci lambasıyla yaptığı ölçüm, filmin çarpıcı sahnelerinden biriydi.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangileri ögelerinin dizilişi bakımından aynıdır?

A) I. ve II.

B)I. ve V.

C)II. ve III.

D)II. ve IV.

E)III. ve V.

8. Fielding'in, Tom Jones'u yazmadaki amacı, kahramanların iç dünyalarının derinliklerine inmek ya da çelişkilerini yansıtmak değil, geleneklerin koşullandırdığı kalıplaşmış davranışları ele alarak tüm toplumu anlatan, güldürü ögelerinin ağır bastığı bir roman ortaya koymaktır.
Bu cümlede aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Sıfatlaştıran -ki

B) Bağlaç

C) İlgi zamiri

D) Belgisiz sıfat

E) Zarf-fiil

9. Gülün Adı yayımlandıktan sonra, romanı sinemaya uyarlamak isteyen yönetmen, "Kitabınızı, film senaryosu olmaya uygun biçimde yazmışsınız çünkü diyalogları tam istenen uzunlukta tutmuşsunuz." dedi.
Bu cümleyle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
A) Yüklemi, çatısı bakımından etkendir.
B) Özne, bir tamlama öbeğinden oluşmaktadır.
C) Olumlu ve kurallı bir cümledir.
D) Yalnızca çekim eki almış birden fazla sözcüğe yer verilmiştir.
E) Geniş zamanla çekimlenmiş fiil vardır.

10. Mudurnu, Abant'ın merkezine      18 km mesafede ve
I                            II
Arnavut kaldırımlı sokakları, eski evleri, köprüleriyle
III
çok çekici. Çarşısında Ahilik geleneği yaşatılıyor ve
her Cuma tören yapılıyor. Ayrıca buradaki tarihî
IV
yapıları da seyretmeye doyum olmuyor.
V
Bu parçadaki numaralanmış sözlerden hangisinin yazımı yanlıştır?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

11. Evin, binbir çeşit meyve ağacı ve sebze yetiştiren bir bahçesi var.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) Fiilimsinin edilgen olmamasından
B) Bağlaç kullanılmasından
C) Özne eksikliğinden
D) Dolaylı tümleç eksikliğinden
E) Ek fiil kullanılmamasından

12. (I) Anlayarak okuma, insanın gözlerini ve mantığını bir metnin üzerinden ağır ağır ve dikkatle geçirmesi değil, metnin içine ruhunu da bütünüyle katabilmesidir. (II) Bunu her zaman yapamadığımız için hayatta derinlemesine sevdiğimiz, unutamadığımız kitapların sayısı on on beşi geçmez. (III) Her ne kadar kütüphanem zorunlu çalışma ve başvuru kaynakları olan iki bin kitaptan oluşsa da benim için önemli olan, iyi kitaplara sahip olmak değil, iyi kitaplar yazabilmektir. (IV) En iyi kişisel kütüphane, birbirlerini kıskanan işte bu sınırlı sayıdaki gerçek kitaplardan oluşmalıdır. (V) Ünlü bir yazar da böyle düşünmüş olmalı ki haklı olarak, insanın bu on on beş kitabı anlayarak okuduğunda büyük bir bilge olacağını söyler. (VI) Genellikle insanlar o kadarını bile tam olarak yapamadıkları için yalnızca kitap toplarlar ve kütüp-haneleriyle övünürler.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.

13. (I) Daha ilk öyküsüyle yazar, öykü ve romanın, olmuş ya da olabilecek olayları anlatan yazılar değil, temelde bir dil ve biçem işi olduğu konusundaki inancını kanıtlamıştı. (II) O zamandan beri de öykü, roman, deneme gibi, edebiyatın hem kurmaca hem de kurmaca dışı sayılan türlerinde yapıtlar veriyor, edebiyatta yapıtları değerli kılanın "söylenen" değil, "eksik bırakılan" olduğunu okuyuculara ve eleştirmenlere gösteriyor. (III) Yazarın ilk kitabındaki öykülerin ortak noktası, bilinçli eksiltmeler içermeleri. (IV) Biri, hiç sıfat ve belirteç bulunmayan kısa eylem cümlelerinden kurulmuş. (V) Bir başkası, bir grafiticinin yaşadıklarını ele alıyor; kahramanın hızlı yaşamına uygun olarak cümlelerin son sözcüğü yok. (VI) Kimi de dünyaca tanınmış bir şiirin, çok farklı bir kahramanın diliyle, düzyazı olarak yeniden yazımı.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.

14. (I) Bir editör edebiyatın her dalında editörlük yapabilir mi? (II) Bunu yapanları eleştirmek doğru mudur? (III) Yoksa şiir editörü, öykü editörü gibi ayrımlar mı olmalı? (IV) Söyleyeyim: Bu işe başladığım yıllarda şiir editörüyüm diye bir iki kapı çaldım, çıt çıkmadı. (V) Çünkü yayınevleri hoş karşılamıyorlar böyle ayrımları, bunu dile de getirdiler; onlara göre editörler her işi yapabilmeliydi. (VI) Durum böyle olunca şu soruyu sormak istiyorum: Kaç kişi var yalnızca şair kalmayı başarabilmiş, kaçı yalnızca öyküde ısrarcı olabilmiş? (VII) Bu sözlere yine bir soruyla cevap vereyim: Bir yazarın hem öykü hem şiir hem roman yazıp üstüne bir de çocuk yayıncılığına atıldığı böyle bir ortamda editörlere, "Sen nasıl her şeyden anlarsın?" demek haksızlık değil de nedir?
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra, düşüncenin akışına uygun olarak "Nitekim kitaplarını yayımladıkları yazarlar da her dalda yapıt veren kişilerdi." cümlesi getirilmelidir?

A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.

15. Masmavi suları, dipdiri palamudu, lüferi ve levreği olan bir ülkede, elbet deniz de Orhan Veli gibi bir şair de çıkacak karşına; sakın şaşırma! Üç yanı denizle çevrili bu ülkede, şaşıracaksan sandalla denize açılıp da oltayla balık tutma zevkini tatmamış birini görünce şaşır.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Eksiltili cümle kullanılmıştır.
B) Senli benli bir havası vardır.
C) Sayıp dökmelerden yararlanılmıştır.
D) Pekiştirmeli sözcüklere yer verilmiştir.
E) Öznellik söz konusudur.

16. Yazınsal bağlamda katıksız bir özgünlükten söz edilemez. Her yazınsal ürünün kendinden öncekilerle içerik-sel, sözel düzlemde uzaktan ya da yakından bir bağıntısı olacaktır. Carlos Fuentes, bu durumu şu cümlelerle belirtiyor: "Bu dünyada babasız bir kitap, öksüz bir cilt var mıdır? Başka kitapların soyundan gelmemiş bir kitap? Geleneksiz yaratım var mıdır? Öte yandan gelenek, yenilenmeksizin varlığını sürdürebilir mi? Yıllar boyu yaşamış öyküler yeni ürünlerle yeniden yeşertilmeksizin kalıcı kılınabilir mi?"
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Kişileştirme vardır.
B) Açıklama yapılmıştır.
C) Tanımlamaya başvurulmuştur.
D) Sorularla anlatıma doğallık kazandırılmıştır.
E) Alıntıya yer verilmiştir.

17. Benim gibi yazma heveslisi bir arkadaşımla Ataç'ı ziyarete gitmiştik. Yazma tutkumuzu anlatacak, bize yol göstermesini isteyecektik. İsteğimizi heyecanlı, titrek bir sesle anlattım. Yüzümüze baktı, kalın camlı gözlüklerini çıkarıp yeniden taktı. Sonra şöyle dedi: "Çok ama çok okuyacaksınız. İlkin söz dağarcığınızı zenginleştireceksiniz." Sonra masasının üzerinde duran Türkçe Sözlük' ün ilk baskısını aldı, "Sözlük okumakla işe başlayacaksınız. Evet, sözlük okuyacaksınız. Bundan sıkılır, tat alamazsanız bilin ki yazı mazı yazamazsınız." Ataç'ın verdiği öğüt şaşırtmıştı beni. Sözlük okunur muydu hiç? Bakılmak içindi sözlükler. Ataç'ın dediğine uydum yine de. Her gün bir ya da birkaç madde okuyordum. Okuduğum maddeler, Türkçenin toprağında dolaştırıyordu beni. Çok sonra Nathaniel Hawthorne'un şu sözüyle karşılaştım: "Sözlükte bir başlarına o kadar masum ve güçsüz olan sözcükler, onları nasıl harmanlayacağını bilen birinin elinde o kadar iyi ya da kötü olabilir." Ataç'ın öğüdü ne denli doğruysa Hawthorne'un uyarısı da öyleydi.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Sezdirme

C) Öyküleme

B) Koşul

D)Betimleme

E) Karşılaştırma

18. Teknolojik yaşamın, özellikle de televizyonun dikkat aralığını kısaltması, zamansal ve mekânsal darlık yaşayan çağdaş insanı bir parçalanmışlık ve yalnızlık içine itmiştir. Bundan beslenen modern anlatılarsa ne yazık ki gittikçe kısalan ve özleşen bir anlatım yapısına doğru evrilmekte. Öyle görünüyor ki işini robotlara yaptırarak kazanacağı zamanı kendine ayıracak olan insanlık, bu kısalık ve yalıtılmışlıktan bıkacak ve daha uzun soluklu yazınsal anlatıları okumaya fırsat bulabilecektir. Belki o zaman yeni Balzacların, Dostoyevskilerin yetişmesine davetiye çıkacaktır. Çünkü insanlığın söze ve sözün etkileme gücüne her zaman ihtiyacı vardır. İnsan, bütün bir yaşamı içinde barındıran bu sonsuz anlatılardan uzaklaştıkça mutsuz olacaktır.
Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden yakınılmaktadır?
A) Yaşamın hızına uymak isteyenlerin, bireysel isteklerini gerçekleştirecek bilinçten yoksun oluşlarından
B) Yazınsal değeri yüksek, derinlikli, büyük oylumlu yapıtların okunmayışından
C) Bireylerin dildaşlık duygusunu ve hoşgörü yetisini geliştirecek etkinliklere yer verilmeyişinden
D) Kavuşulan olanakların insanları erişemeyeceği düşlere yönlendirmesinden
E) Yazılanların içeriksel yönden gerçekleri kuşatmamasından

19. Sözü güzel söyleme sanatı olan retoriğe kendini kaptıran sanatçı, özellikle kendi sesine vurgundur. Cümlelerde aynı anlama gelen sıfatları üst üste kullanmaktan çekinmez. Neyi niçin yaptığının bilincinde olmadan hiçbir dudağa değmemiş, yadırgatıcı, yepyeni benzetmelere, simgeleştirmelere başvurma sevdasındadır.
Bu parçaya göre, kendini retoriğe kaptırmış bir sanatçının tutumu aşağıdakilerin hangisiyle bağdaşmaz?
A) Anlatımda yoğunluk aramaz.
B) İçi boş, süslü püslü sözcükler kullanmaktan kaçınmaz.
C) Alışılmış söyleyişlerin dışına çıkmaya çalışır.
D) Şairane bir anlatımı sever.
E) Anlatımda doğallığı yeğler.

20. Yazarlar genellikle ilk yapıtlarının odağına öz yaşamlarını yerleştirirler. Yağmurlar Nereye Yağar da böyledir. Ne var ki yalnızca benim yaşamım söz konusu olsaydı bu pek de anlamlı olmazdı. Önemli olan bu izleri başka yaşamların da malı kılmaktır. Öte yandan bu yapıtımda romanın barındırdığı gerçekliği estetik ölçülerle vermeye çalıştım. Bu roman, öz yaşam öykümün çocukluk ve gençlik yıllarını kuşatır. Öteki yapıtım Sılam Isparta'da anlatılanlara farklı bir pencereden bakıştır. Sılam Isparta bir anlatı kitabı olarak belgesel özellikler de taşır, yaşamımla doğrudan ilişkilidir. Okurlar bu yapıtlarımın arasında birbirine akan izler bulabilirler. Ne var ki roman gerçekliğinin izini belgeselde aramak, romanın estetik yapısını göz ardı etmek demektir. Kısacası romanın, roman olarak değerlendirilmesinden yanayım. Yağmurlar Nereye Yağar da bir romandır, bir estetik yapıdır.
Bu parçadan, söz konusu romanla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?
A) Yazarının yaşadıklarından beslenmiştir.
B) Anlatılanlarda okuyanların da kendilerini bulması gerekir.
C) Yaşanılanlar olduğu gibi verilmez.
D) Yer ve zaman ögesi öne çıkmalıdır.
E) Okuyanlar türsel dokusunu göz önünde tutmalıdır.

21. Bütün bu kitapların, yayıma hazırlama, katkıda bulunma, sadeleştirme gibi çeşitli aşamalarında görev aldım. Bunların içinde en çok hangisini sevdiğimi soruyorlar sık sık. Aslında yaptığım tüm işler, hiçbirinde başarılı olmadığımı düşündürdü bana hep. Ne kadar maymun iştahlı, ayran gönüllü olduğumu. Hiçbir işte dikiş tutturamadığımı. Ama bir şey daha söyledi tüm bu işler bana: "Sen gerçekten yaşamışsın be Hasan! Çok kısa bir ömre sığdırdın bütün bunları!" Aslında, tekrara düştüğümü düşündüğüm anda vazgeçtim hepsinden. Ama kimse de "Sen iyiydin yahu!" demedi. Bu yüzden son beş yıldır büsbütün kabuğuma çekildim.
Parçada konuşan kişinin bu sözlerinden kendisiyle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?
A) Acımasızca bir öz eleştiri yaptığı
B) Yaptıklarının kendisine değil başkalarına yararlı olduğu
C) Çalışmalarının ilgi görmeyişi yüzünden içine kapandığı
D) Uğraştığı işlerin yaşamını anlamlı kıldığına inandığı
E) Kendisini yinelemekten kaçındığı

22. Stefan Zweig, ömrünün son yıllarını kendisini anlamaya ve yaşadıklarının, benliğinde bıraktığı etkileri anlatmaya adamış bir yazardı. Yalnızca yazar demek, onu tanımak isteyenler için eksik bir niteleme olur. O aynı zamanda bir aydın ve düşünürdü. İnsanı, insanda aramaya yönelmesi, kendinden önceki yazar ve düşünürlerden aynı yolu seçenleri dost bellemesi buna bağlanabilir. Bu dostlardan biri de Montaigne'di. Peki Zweig için Montaigne niçin önemliydi? Belki onun da yazarken geriye doğru yolculuklara çıkışı Zweig'ı etkilemişti ya da hümanizmanın köşe taşlarından biri olması. Belki de Montaigne'in, Zweig'ın döneminde sürekli savaş içinde olan Avrupa'yı Avrupa yapan filozoflardan biri olması.
Bu parçada Zweig'la ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Bakışlarını, iç dünyasında yoğunlaştırdığına
B) Çok yönlü bir kişi olduğuna
C) Yazdıklarını, tanıklıklarıyla oluşturduğuna
D) Anlatımına renkli ve etkileyici bir ton kazandırmaya çalıştığına
E) Kimi yazar ve düşünce adamlarına yakınlık duyduğuna

23. Romanlar, okurlarını yaşamın anlamını bulmaya yönelik sorulara yönlendirir. Ben kimim? Nasıl bir yaşamım var? Çevremi kimler ve hangi koşullar kuşatmış? Bunlar ve bu türden daha nice sorularla okurunu karşı karşıya getirir, onu düşüncenin derin sularında dolaştırır. Bunların yanıtlarını güzel duyusal bir söylemle vermeye çalışır. Böylece okur, hem kendi kişisel yaşamının hem de toplumsal yaşamın bilincine varır.
Bu parçadan romanın işleviyle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?
A) İnsanı insana tanıtma
B) Bireyselliğin özünü kavratma
C) Dünle bugün arasında bir bağ kurma
D) Yeni duyumsamalara yöneltme
E) Dil tadı kazandırma

24. Aşağıdaki açıklamalardan hangisi ayraç içinde verilen kavramla uyuşmamaktadır?
A) İç konuşmadaki düzenli mantık silsilesinden çıkılarak kahramanın düşüncelerinin art arda ve düzensiz bir biçimde verildiği teknik. (Bilinç Akışı)
B) Yazarların; olayları açıklamak, kahramanın kimliğine açıklık getirmek veya bir problemi çözmek için, anlattıklarının şimdiki zamanından ayrılarak geçmişe gitmesi. (Geriye Dönüş)
C) Bir yazarın, başka bir yazarın metninden aldığı parçaları kendi metninin içinde eriterek yeniden yazması. (Metinler Arasılık)
D) Gerçekliğin farklı alanlarından alınan çeşitli parçaların, doğrudan doğruya, "biçimci" görüşlere uygun olarak birleştirilmesi. (Kurgu)
E) Yazarın, kahramanların akıllarından geçeni, içlerinden geçirdiklerini, onların kendi kendileriyle konuşması biçiminde yansıtması. (Diyalog)

25.
Kendi hüsnünden utanmış da kızarmış yanağı
Yüzün örtüp kapamış saçları baştan aşağı
Bu dizelerde yer verilen sanat aşağıdakilerden hangisidir?
A) Hüsnütalil B) Tezat C) Tevriye D) Cinas E) Mecazımürsel
26.
I. Demir
II. Altın Yay
III. Işık
IV. Ağaç
Yukarıdaki mitolojik ögelerden Türk destanlarında yer alanlar aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
A) I ve II

B) I ve IV

C) II ve III

D)I, II ve IV

E) I, II, III ve IV

27. Aşağıdaki dizelerden hangisinin ötekilerden farklı bir gelenek içinde yazıldığı düşünülebilir?
A) Bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar Ömrün bütün ikbalini vuslatta duyanlar
B) Ellerin var beyaz güller gibi küçücük Mutlak kalbin tomurcuklardan pembe
C) Şimdi çocukluğun çatısı kalktı ya üstümüzden Yağmurun da eski tadı yok bu yüzden
D) O gün gelsin neşemiz tazelensin de gör Dünyayı hele sen bir barış olsun da gör
E) Sen benim üstüne titrediğim güzel ve yeni Saatim kadar saadetimin göz bebeği zamansın

28.
Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak
Serpilen aydınlıkta dalların arasından
Büyülenmiş bir ceylan gibi bakıyor zaman
Sessizlik dökülüyor bir yerde yaprak yaprak
Yukarıda verilen dörtlükle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Sarma uyak kullanılmıştır.
B) Somutlamaya başvurulmuştur.
C) Hece ölçüsüyle yazılmıştır.
D) Sözcüklerin çağrışım gücünden yararlanılmıştır.
E) Redif vardır.

29. Şiir yüreğin sesidir, nesnelliği değil öznelliği yansıtır. Anlatım büsbütün kapalı değil ama örtülüdür. İletilmek istenenler açıkça anlatılmaz, ustaca sezdirilir. Şiir dili de buna göre biçimlenir. Önemli olan sözcüklerin tınısı ve sessel değeridir. En anlamsız sözcük bile, ezgi gücü varsa şiirde yerini alır. Dil bilgisi kurallarına, cümle yapısına sıkı sıkıya bağlı kalmaya gerek yoktur.
Şiirde bu nitelikleri arayan bir şair, aşağıdakilerden hangisine öncelik vermez?
A) İmgeye C) Ritme B)Düşünceye D)Duyguya E) İzlenime
30.
Günümüzün şiiri ve bu arada benim şiirim, sözcüğün sınırlarını genişleten bir şiir. Genç kuşakla yeni bir anlatım dönemine girdik. Yeni şairler şiirin araçlarını yalnızca kullanmıyorlar, aynı zamanda o araçlarla özellikle de sözcüklerle oynuyorlar.
Aşağıdakilerden hangisinin, böyle diyen bir şaire ait olduğu söylenemez?
A) Bilinir ne usta olduğum içlenmek zanaatında Canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını
B) Gülün tam ortasında ağlıyorum Her akşam sokak ortasında öldükçe
C) Bir beyaz gemiydi ayıran onları Kadın güvertedeydi adam rıhtımda
D) Şu senin bulutsu sesin var ya Uçtan uca ters yüz ediyor geceyi
E) Şimdi bir güvercinin uçuşunu bölüşüyoruz Gökyüzünün o meşhur maviliğinde

31. Aşağıdakilerden hangisi, Kutadgu Bilig'de yer alan kişi ve onun temsil ettiği kavramlar arasında değildir?
A) Alp Er Tunga ¦ Doğruluk
B) Ay Toldı ¦ Saadet
C) Kün Togdı ¦ Kanun
D) Ögdülmiş ¦ Akıl
E) Odgurmış ¦ Akıbet

32. Gazete, aşağıdaki türlerin hangisinin gelişiminde etkili olmamıştır?
A) Makale

B) Deneme

C) Fıkra

D) Röportaj

E) Günlük

33.
I. Orta oyunu
II. Meddah
III. Trajedi
IV. Destan
V. Komedi
Yukarıdakilerden hangileri geleneksel Türk anlatıları arasında yer alan türlerden değildir?
A) I. ve II. B) I. ve III. C) II. ve III. D)III. ve V. E) IV. ve V.

34. Karagöz oyunuyla ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
A) Giriş, muhavere, fasıl ve bitiş olmak üzere dört bölümü vardır.
B) Tuzsuz Deli Bekir; zengin, mirasyedi, çıtkırıldım bir tiptir ve İstanbul ağzıyla konuşur.
C) Kastamonulu, Rumelili, Bolulu gibi İstanbul'a iş aramaya gelmiş veya meslek edinmiş, yerleşmiş taşralı Türk tipleri vardır.
D) Yardak, Karagözcünün isteği doğrultusunda, perde gazelleri, şarkılar, türküler okur, tef çalar.
E) Çelebi, Frenk ve Zenne önemli tipler arasında yer alır.

35. İslamiyet'in kabulünden önceki Türk edebiyatıyla ilgili aşağıdaki yargıların hangisinde bilgi yanlışı vardır?
A) Sürgün avlarına sığır, kurban törenlerine şölen, yas törenlerine yuğ denirdi.
B) İlk ürünleri arasında koşuk ve sagu ile atasözü özelliği taşıyan savlar yer alıyordu.
C) Şiirler hece ölçüsüyle yazılır, nazım birimi beyittir; uyak düzeni bakımından ise halk edebiyatındaki koşmaya benzer.
D) Koşuklarda doğa güzellikleri, günlük yaşam, av eğlenceleri anlatılır; ölen bir kişinin arkasından söylenen yas şiirlerine ise sagu denirdi.
E) Ozanlar şiirlerinde, içinde yaşadıkları toplumun çeşitli gerçeklerini, inançlarını, görüşlerini değişik biçimlerde dile getirirlerdi.

36. Divan edebiyatı sanatçıları ve yaşadığı yüzyıllarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) Sultan Veled ¦ 13. yüzyıl
B) Âşık Paşa ¦ 14. yüzyıl
C) Şeyhî ¦ 15. yüzyıl
D) Fuzuli ¦ 16. yüzyıl
E) Nedim ¦ 17. yüzyıl

37. Bir kişiyi, bir durumu veya olayı yermeye, toplumun aksayan yönlerini göstermeye yönelik şiirler yazan Nef'i, aşağıdaki şiir türlerinin hangisiyle ilişkilendirilebilir?
A) Didaktik

B) Satirik

C) Pastoral

D) Epik

E) Lirik

38. Nesir sözcüğü, "yaymak, saçmak, dağıtmak" demektir. Bugün "düzyazı" terimiyle karşılanmaya çalışılmaktadır, nesir yazarlarına eskiden "nâsir" denirdi.
Aşağıdakilerden hangisi divan edebiyatı nâsirlerinden değildir?
A) Lâtifî

B) Sinan Paşa

C) Gülşehrî

D) Nergisî

E) Naima

39. Konusu bir paşanın oğlu ile bir cariyenin aşk macerası olan ----, o zamanlar artık kapanmak üzere olan bir devrin cariyeli, köleli büyük konak hayatının Türk romanındaki en başarılı örneğidir. Sırf cariye olduğu için konak sahibinin oğlu ile evlenemeyen Dilber'in hayatı anlatılır bu romanda.
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdaki yapıtlardan hangisi getirilmelidir?
A) Sergüzeşt B) Zehra C) İclâl D) Bir Hatıra E) Zavallı Kız

40. Bir eleştirmenin, Abdülhak Hamit Tarhan'ın edebiyatımızdaki yerini ve kişiliğini değerlendirirken verdiği aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
A) Türk şiirini Batılılaştırma konusunda kurallar öne sürmekten çok, bunları yazdığı şiirlerle örneklendirme yolunu seçmiştir.
B) Tamamıyla klasik bir edebiyat kültürü ile yetişmiş; Tahran'dan döndükten sonra Şinasi, Namık Kemal ve Recaizade Mahmut Ekrem'i okumaya başlamış ve ilk yapıtlarını tiyatro türünde yazmıştır.
C) Batı şiirine özgü doğa betimlemelerinin bizde ilk örneklerine onun Sahra adlı yapıtında rastlanır.
D) Hayal gücünün enginliği, duygularının zenginliği yönünden o, Tanzimat sonrası edebiyatımızın lirik şairleri arasında yer alır.
E) Nağme-i Seher adlı kitapta topladığı ilk şiirlerinde divan şiirinden etkilendiği açıkça görülür.

Hatalı soru (40): Cevap E seçeneği; ancak "D" şıkkında geçen "Tanzimat sonrası" ifadesi yanıltıcı bir ifade oluşturmuştur.

41. Romantik duyarlıktaki insanların ızdıraptan ızdıraba sürükleneceklerine ve hayatta başarı kazanamayacaklarına inanan ve okuyucuyu da buna inandırmaya çalışan yazar, bunu, ------- açık bir biçimde işler. Tamamen romantik bir yapıya sahip olan kahramanını, yalnız aşkın karşısında değil, çeşitli olaylar karşısında da dener; bunların hepsinden yenik, düş kırıklıklarına uğratarak çıkarır. Tıpkı Gustave Flaubert'in -------- yaptığı gibi.
Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıda verilenlerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?
A) Mai ve Siyah'ta - Madam Bovary'de
B) Kırık Hayatlar'da - Salambo'da
C) Bir Ölünün Defteri'nde - Duygusal Eğitim'de
D) Aşk-ı Memnu'da - Üç Hikâye'de
E) Nemide'de - Ermiş Antonius ve Şeytan'da

42. Edebiyatımızın kimi dönemleriyle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
A) 1940'lı yıllardan itibaren Cumhuriyet Dönemi Türk romanında, gerçekçiliğin bir uzantısı olarak köye ve köy insanına yöneliş başlar.
B) Fecr-i atinin şiir alanındaki temsilcileri Tahsin Nahit, Mehmet Fuat, Faik Ali, Mehmet Behçet, Emin Bülent ve Ahmet Haşim'dir.
C) Servetifünun Dönemi'nde sanatçılar biçim ve üslup kaygılarını bir yana bırakıp halka yönelme ve halkın sorunlarını anlatmaya yönelik bir edebiyat anlayışını benimsediler.
D) Tanzimat Dönemi'nde sanatçıların yalın bir dile yönelmelerinin nedeni; sanatı, toplumu eğiten, bilgilendiren ve aydınlatan bir araç olarak görmeleridir.
E) Millî Mücadele Dönemi'ndeki Türk edebiyatı gerçekte Millî Edebiyat Dönemi'ndeki yönelimlerin bir uzantısı sayılabilir.

43. 1923'ten 1940'a değin şiir ortamımız sürekli bir devinim içindedir. Bu süre içerisinde şiir yazanlar belirli topluluklar oluşturmuştur. Bu topluluklar arasında ---- sayabiliriz.
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilemez?
A) Hececileri
B) Halka Yönelenleri
C) Öz Şiircileri
D) Garipçileri
E) Serbest Şiircileri

44. Pabuççular ve eskiciler, işlerinin üzerine abanmış, acele acele, takır takır çekiç sallarken "Aganta burina burinata!" diye kâinata meydan okuyan nidamızı duyunca, işlerinin üzerinden doğruldular. Birdenbire çekiç takırtısı sustu. Hatta halis muhlis bir kara adamı olan Aşçı Yaşar bile sesini kapıp koyverdi ve eskicilerle beraber "Aganta!" diye narayı bastı. Neşenin seslerimize, seslerimizin neşeye verdiği sonsuz hürriyette, muhayyilem hız aldı.
Aşağıdaki yapıtlardan hangisi bu parçanın yazarına ait değildir?
A) Uluç Ali Reis
C) Mavi Sürgün
B) Deniz Gurbetçileri
D) Ötelerin Çocuğu
E) Deniz Küstü

45. Kimi eleştirmenlere göre gerçeğin, bir sanatçı tutumuyla değil, bir bilim insanı gibi algılanarak oluşturulduğu söylenen ----, gerçekte ilginç bir romandır. Roman, karşılaştığı birtakım doğaüstü olaylara kendisince çözüm bulamayan ve bu yüzden kuşku ve endişelere kapılan materyalist düşünceli septik Doktor Ferit'in, çevresindeki bazı kişilerin telkinleriyle, bu durumdan kurtularak huzura kavuşmasını konu alır.
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdaki yapıtlardan hangisi getirilmelidir?
A) Süngülerin Gölgesinde
B) Matmazel Noraliya'nın Koltuğu
C) Yalnızız
D) Bir Tereddüdün Romanı
E) Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

46. Reşat Nuri Güntekin, toplum yapımızdaki değişmelerin aile üzerindeki yıkıcı etkilerini ---- adlı romanında göstermiştir. Bu romanda, Tanzimat'tan beri üzerinde durulan Batılılaşma özentisinin olumsuz sonuçları yansıtılmıştır. Bu durumu bir ölçüde Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun ---- adlı yapıtında da görebiliriz.
Bu parçada boş bırakılan yerlere, verilen bilgilere göre aşağıdaki yapıtlardan hangileri sırasıyla getirilmelidir?
A) Yaprak Dökümü - Kiralık Konak
B) Çalıkuşu - Hüküm Gecesi
C) Bir Kadın Düşmanı - Yaban
D) Dudaktan Kalbe - Ankara
E) Acımak - Panorama

47. Beş Hececiler arasında millî kaynaklara yöneliş ve şiirin ilkelerine uyma bakımından ---- en başarılı sanatçıdır. "Memleket Edebiyatı" adı verilen ve Anadolu insanının hayatını yansıtmayı amaçlayan hareketin, şiirdeki önemli temsilcilerindendir. Çoban Çeşmesi adlı şiir kitabında bu yönelimin örnekleri vardır.
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdaki şairlerden hangisi getirilmelidir?
A) Yusuf Ziya Ortaç
B) Faruk Nafiz Çamlıbel
C) Orhan Seyfi Orhon
D) Halit Fahri Ozansoy
E) Enis Behiç Koryürek

48. Cumhuriyet Dönemi romanı, Cumhuriyet öncesi anlatı temelleri üzerine kurulmuş bir romandır. ---- gibi, aslında Cumhuriyet öncesinde yazmaya başlayıp bu dönemde de devam eden pek çok romancıyla karşılaşırız.
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdaki yazarlardan hangisi getirilemez?
A) Hüseyin Rahmi Gürpınar
B) Reşat Nuri Güntekin
C) Aka Gündüz
D) Refik Halit Karay
E) Sabahattin Ali

49. Gerek anlatım biçimi gerek çizdiği tipler gerekse romana taşıdığı konular yönünden ele alındığında ------ Aylak Adam adlı romanıyla, Tanpınar romanının, özellikle de Huzur ve ------ romanlarının başlattığı, alışılagelmiş modern roman yazma anlayışının dışına çıkanların başında gelir.
Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakilerin hangisinde verilenler sırasıyla getirilmelidir?
A) Adalet Ağaoğlu ¦ Mahur Beste
B) Tarık Buğra ¦ Ölmeye Yatmak
C) Yusuf Atılgan ¦ Saatleri Ayarlama Enstitüsü
D) Attila İlhan ¦ Kılavuz
E) Bilge Karasu ¦ Sırtlan Payı

50. Cimrilik, korkaklık, evlat sevgisi gibi bütün insanlarda ortak olan bir niteliği abartarak bir insanda toplama işidir tipleştirme. Söz gelimi Balzac'ın Goriot Baba'sı, Cervantes'in Don Kişot'u birer tiptir. Buna göre Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar adlı romanındaki ----, Yaşar Kemal'in Ortadirek adlı romanındaki ---- birer tiptir.
Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisinde verilenler sırasıyla getirilmelidir?
A) Cemil ¦ Afife
B) Hayri ¦ Hakkı Celis
C) Yusuf ¦ Fahim Bey
D) Selim ¦ Meryemce
E) Adnan ¦ Seniha

51. Cumhuriyet Dönemi'nin kimi romancıları, özellikle halkın sorunlarını yansıtma, bu sorunlar doğrultusunda okurları bilinçlendirme amacını gütmüşlerdir. Bunun için de insanları ezen koşulları, bu koşulları ortaya çıkaran etkenleri romanlarında ele alıp işlemişlerdir.
Aşağıdaki romanlardan hangisi yukarıda belirtilen tutumla oluşturulmamıştır?
A) Kuyucaklı Yusuf
C) Tütün Zamanı
B) Kaplumbağalar
D) Rahmet Yolları Kesti
E) Sonuncu

52. Orhan Kemal'in Baba Evi adlı yapıtıyla aşağıdaki yapıtların hangisi arasında konusal yönden kimi açılardan bir benzerlik kurulamaz?
A) Kurt Kanunu
B) Kayıp Aranıyor
C) Kopuk Takımı
D) Arkadaş Islıkları
E) Sokaktaki Adam

53. Aşağıdaki yapıtlardan hangisi türü bakımından ötekilerden farklıdır?
A) Duvarların Ötesi
B) Biz İnsanlar
C) Günün Adamı
D) Bir Adam Yaratmak
E) Fadik Kız

54. Aşağıdakilerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?
A) Türk ve Batı şiirini çok iyi bilen Hilmi Yavuz'un şiirlerini topladığı kitaplar arasında Hüzün ki En Çok Yakışandır Bize, Yolculuk Şiirleri, Akşam Şiirleri'ni sayabiliriz.
B) Resim, şiir, müzik gibi güzel sanatlara karşı özel bir ilgisi olan İsmet Özel'in şiirlerinin ana izleğini; yabancılaşma, başkaldırı, bunaltı ve özgürlük gibi çağımız insanının en temel sorunları oluşturur.
C) Sezai Karakoç'un şiirlerinin sağlam bir metafizik zemini vardır; Leyla ile Mecnun, Mağara ve Işık yayımlanan şiir kitaplarından bazılarıdır.
D) Kemal Özer'in 1965'te yayımlanan Bir Gün Mutlaka adlı şiiri, onun toplumcu gerçekçi yönünü yansıtan bir bildiri niteliği taşır.
E) Şiir kültürü bakımından donanımlı bir şair olan Enis Batur, yalnızca şiir yazmakla kalmamış, aynı zamanda şiir üzerine yazılar da yayımlamıştır.

55. Aşağıdaki yazarlardan hangisinin yapıtlarında fantastik gerçekçiliğe ait ögeler ağır basmaktadır?
A) Oktay Akbal
B) Rasim Özdenören
C) Nazlı Eray
D) İnci Aral
E) Nezihe Meriç

56. Yalnızca olaya yaslanan; girişi, gelişmesi, sonucu olan; okuyucuyu bir gerilim içinde tutarak az sonra ne olacak sorusunun ardına düşüren bir öykü türüdür Maupassant tarzı öyküler. ---- bu türde yazan en ünlü öykücülerimizden biridir.
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdaki yazarlardan hangisi getirilmelidir?
A) Ömer Seyfettin
B) Selim İleri
C) Memduh Şevket Esendal
D) Bilge Karasu
E) Sait Faik Abasıyanık

CEVAP ANAHTARI

  1. E 29. B

  2. B 30. C

  3. C 31. A

  4. C 32. E

  5. D 33. D

  6. A 34. B

  7. B 35. C

  8. C 36. E

  9. E 37. B

  10. D 38. C

  11. A 39. A

  12. B 40. E

  13. B 41. A

  14. D 42. C

  15. A 43. D

  16. C 44. E

  17. A 45. B

  18. B 46. A

  19. E 47. B

  20. D 48. E

  21. B 49. C

  22. D 50. D

  23. C 51. E

  24. E 52. A

  25. A 53. B

  26. E 54. D

  27. A 55. C

Halk Edebiyatı ile İlgili LYS de Çıkmış Sorular

1. “Sen sana ne sanırsan
Ayruğa da onu san”
diyerek daha XIII. yüzyılda hümanizmanın müjdecisi olan, bu yönünden ötürü de ölümünün 650. yıldönümünde UNESCO’ca bütün dünyada ve yurdumuzda anılan Türk şairi kimdir?(1974/ÖSYS)
A) Mevlana
B) Ahmet Yesevi
C) Hacı Bayram Veli
D) Yunus Emre
E) Sultan Veled

2. Şu iki parçayı okuyunuz:

I Bir garip ölmüş diyeler
Üç günden sonra duyalar
Soğuk su ile yuyalar
Şöyle garip bencileyin

II Ne yanar kimse bana ateş-i dilden özge
Ne açar kimse kapım bad-ı sabadan gayrı
Bu iki parça arasındaki ortak yön, aşağıdakilerden hangisidir? (1974/ÖSYS)
A) Kullanılan vezin
B) Nazım birimi
C) Halk edebiyatı ürünü oluşları
D) İşlenilen tema
E) Anlatılan biçimi

3. “Şu dağlar olmasaydı,
Çiçeği solmasaydı,
Ölüm Allah’ın emri
Ayrılık olmasaydı.”
Yukarıdaki manide “şu dağlar” sözünün kullanılış nedeni aşağıdakilerden özellikle hangisi olabilir? (1978/ÖSYS)
A) Dağların ölümü düşündürmüş olması
B) Dağlarda çiçeklerin yetişmiş olması
C) Dağların, düş gücünü kamçılamış olması
D) Dağların sılaya ulaşmayı engelleyerek ayrılığa yol açmış olması.
E) Nice garip kişilerin dağlarda yitip gitmiş olması

4. “Bilmem ben kendime çekidüzen vermesini, derviş gibiyimdir.” cümlesinde yazar kendisi¬ni dervişe benzetirken özellikle hangi yönünü vurgulamak istiyor? (1978/ÖSYS)
A) Başkalarına aldırmayışını
B) Giyim kuşamı önemsemeyişini
C) Alçakgönüllülüğünü
D) Tarikatçılığa özenişini
E) Hoşgörülü oluşunu

5. Aşağıdaki sözcük dizelerinden hangisi, tümüyle halk edebiyatı ürünlerinin adlarıdır? (1980/ÖSYS)
A) ağıt – şarkı – masal – tuyuğ
B) türkü – mesnevi – koşma – mersiye – atasözü
C) destan – mani – rubai – masal – şarkı
D) şarkı – türkü – rubai – koçaklama – mani
E) koçaklama – türkü – mani – masal – ağıt

6. “Âşık, Türk Halk edebiyatında XV. yüzyılın başlarından bu yana beliren bir sanatçı tipidir. Bir yönüyle eski destan (epope) geleneğini sürdüren; ama başka bir yönüyle, adının belirttiği gibi ‘sevda şiirleri’ söylenen bir sanatçıdır.”
Günümüzde yukarıdaki parçada belirtilen sanatçı tipinin bütün özelliklerini taşıyan kişilere rastlanmamaktadır.
Bunun nedeni aşağıdakilerden hangisi olabilir? (1981/ÖSYS)
A) Âşıklığın güç bir uğraş olması
B) Günümüzde insanın şiire önem vermemesi
C) Aydın sanatçıların, âşıkların görevini yüklenmiş olması
D) Âşıkların işlediği konuların halkı ilgilendir¬memesi
E) Toplumsal yaşamın büyük ölçüde değişmesi

7. Yüzyıllar boyunca Tekke şiirlerinin önderi sayılmış, şiirleriyle kafalara ve gönüllere Türkçe ile seslenmiştir. Tasavvuf akımını, taşkın ve gür lirizmi ile halka yansıtmıştır. Aruzla da şiirler yazmakla birlikte genellikle heceyi kullanmıştı. Bu şiirlerde kullanılan ana tema, Tanrı aşkı ve insan sevgisidir.
Yukarıda özellikleri belirtilen şair kimdir? (1987/ÖSYS)
A) Yunus Emre
B) Yusuf Has Hacip
C) Mevlana
D) Sultan Veled
E) Hacı Bayram Veli

8. Aşağıdakilerden hangisi halk şairlerimizin ortak özellikleri arasında yer almaz? (1988/ÖSYS)
A) Nazım birimi olarak dörtlüğü kullanmaları
B) Aruzla yazanlar bulunmakla birlikte kullandıkları asıl ölçünün hece olması
C) Şiirlerini, halk arasında kullanılan konuşma diliyle söylemeleri
D) Şiirlerinde genellikle yarım kafiye kullanmaları
E) Eserlerinde dini, mistik konuların yanı sıra devrin bazı sosyal olaylarını ele almaları

9. Aşağıdakilerden hangisi Anonim Halk edebiyatı ürünlerinden değildir? (1988/ÖSYS)
A) Mani
B) Koşma
C) Ninni
D) Ağıt
E) Türkü

10. Aşağıdakilerden hangisi, Halk edebiyatının özelliklerinden biri değildir? (1989/ÖSYS)
A) Münacat, naat mesnevi, mersiye gibi ortak tür ve konuların kullanılması
B) İslâmiyet’ten önceki Türk edebiyatı gele¬neğini sürdüren sözlü bir edebiyat olması
C) Şiirde hece ölçüsü ve yarım kafiye kullanılması
D) Şiirlerin “saz şairi” ya da “âşık” denen şairlerce “bağlama” adı verilen bir sazla söylenmesi
E) Düşünce ve duyguların dörder dizelik bentler biçiminde anlatılması

11. Bir halk edebiyatı ürünü olan “mani” ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?(1990/ÖSYS)
A) Yazarları belli değildir.
B) Kafiye düzeni a–a–b–a biçimindedir.
C) Anlatılmak istenen duygu ya da düşünce son iki dizede bulunur.
D) İlk iki dize, son iki dize ile yalnız ölçü ve kafiye bakımından ilgilidir.
E) Yalnızca aşk konusu işlenir.

12. Düzenleyicisi pek bilinmez, halkın sözlü geleneğinde oluşup gelir. Çağdan çağa ve yöreden yöreye içeriğinde olun biçiminde olsun değişikliklere bozulmalara, kırpılmalara uğrayabilir. Her zaman bir ezgiyle söylenir.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisinden söz edilmektedir? (1991/ÖSYS)
A) Tuyuğ
B) Şarkı
C) Türkü
D) Rubai
E) Gazel

13. Halk şiirimizin güçlü soluklu bir şairidir. Kendini yedi yaşından itibaren saza, söze, şiire ve türküye vererek dış dünyasının karanlığını, gönül dünyası ile aydınlatmıştır. Gönül sözüyle yazdığı şiirlerinde birlik, beraberlik, yurt sevgisi, güzellik, gurbet, ayrılık duygularını dile getirmiştir.
Bu parçada tanıtılan şair aşağıdakilerden hangisidir? (1991/ÖSYS)
A) Yunus Emre
B) Pir Sultan Abdal
C) Karacaoğlan
D) Âşık Veysel
E) Dadaloğlu

14. Aşağıdaki dizelerin hangisi bir taşlamadan alınmış olabilir? (1992/ÖSYS)
A) Ayna almış perçem düzer
Zülfün tarayı tarayı
B) Kırık çanağı yok ayran içecek
Kahveye gelir de fincan beğenmez
C) Eğil dağlar eğil üstünden aşam
Yeni talim gelmiş varam alışam
D) Güzel gitti diye pınar ağladı
Acıdı yüreğim yandı pınara
E) Avcılardan kaçmış ceylan misali
Geçmiş dağdan dağa yoktur durağı

15. Aşağıdakilerden hangisi Karagöz, Meddah ve Ortaoyunu gibi seyirlik halk oyunlarının ortak özelliklerinden biri değildir? (1992/ÖSYS)
A) Göze ve kulağa seslenmeleri
B) Güldürü öğesine yer vermeleri
C) Şive taklitlerinden yararlanmaları
D) Tek kişilik gösteri olmaları
E) Sözlü tiyatro örneği olmaları

16. Divan edebiyatındaki “gazel”in konu bakı¬mından Halk edebiyatındaki benzeri aşağı-dakilerden hangisidir? (1992/ÖSYS)
A) Varsağı
B) Destan
C) Türkü
D) Koşma
E) Nefes

17. Bahçelerde gül gerek
Güllere bülbül gerek
Senin gibi güzele
Bencileyin kul gerek
Bu dörtlüğün nazım biçimi aşağıdakilerden hangisidir? (1994/ÖSYS)
A) Divan
B) Varsağı
C) Destan
D) Koşma
E) Mani

18. Düzenleyicisi bilinmez, halkın geleneğinden oluşur. Çağdan çağa ve yöreden yöreye içeriğinde olun, biçiminde olsun değişikliklere uğrayabilir. Her zaman bir ezgiyle söylenir.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisinden söz edilmektedir? (1995/ÖSYS)
A) Türkü
B) Şarkı
C) Gazel
D) Mesnevi
E) Koşma

19. Onu Halk şairi saymak bir bakıma yanlıştır. Ama o, halka, halkın diliyle seslenmiş, halkın şairi olabilmiştir. Zaten başarısının sırlarından biri de budur. Hece ile söylediği şiirlerinden başka bir Divan oluşturacak kadar, aruzla yazılmış şiirleri de vardı. Yaşamı üzerine kesin bilgiler yoktur. Risaletü’n-Nushiye adlı mesne¬visinin yazılış tarihinden yola çıkarak XIII. yüzyılda yaşadığı konusunda birleşilmiştir.
Bu parçada sözü edilen şair aşağıdakiler¬den hangisidir? (1996/ÖSYS)
A) Pir Sultan Abdal
B) Hacı Bayram Veli
C) Yunus Emre
D) Mevlana Celaleddin Rumi
E) Kaygusuz Abdal

20. Halk hikâyeleriyle ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır? (1997/ÖSYS)
A) Sevgi ve kahramanlık konuları işlenir.
B) Kişiler gerçek yaşamdakilere yakındır.
C) Oluşturdukları çağlardaki sosyal yapıyı ve iç mücadeleleri yansıtır.
D) Anlatım tümüyle nesre dayalıdır.
E) Anlatıcıları okuryazar, az çok kültürlü kişilerdir.

21. Divan edebiyatında “hicviye” denilen alaylı yergi şiirinin Halk edebiyatındaki karşılığı aşağıdakilerden hangisidir? (1997/ÖSYS)
A) Koşma
B) Semai
C) Taşlama
D) Destan
E) Türkü

Cevap Anahtarı

1 D 2 D 3 D 4 B 5 E 6 E 7 A 8 E 9 B 10 A 11 E 12 C 13 D 14 B 15 D 16 D 17 E 18 A 19 C 20 D 21 C

Edebi Sanatlarla İlgili LYS de Çıkmış Sorular

16. İlahi, kabul senden ret senden; şifa senden, dert senden… İlahi, iman verdin, daim eyle; ihsan verdin, kaim eyle.
Bu parçadaki altı çizili sözcükler aşağıdakilerden hangisine örnektir? (1989/ÖSYS)
A) İmale
B) Seci
C) Aliterasyon
D) Redif
E) Cinas

17. Yalnız zaman olur bazı akşamlar
Bir kadın çehresi; yanarken camlar
Bir lahza belirir loş aynalarda
Bu dizelerde geçen, “yanarken camlar” sö¬zünde, aşağıdaki açıklamalardan hangisine uygun bir söz sanatı vardır? (1990/ÖSYS)
A) Bir durumu, gerçekte olduğundan daha üstün gösterme
B) Bir sözü benzetme amacıyla bir söz yerine kullanma
C) Birden çok anlamı bulunan bir sözcüğü uzak anlamıyla kullanma
D) İnsanlara özgü bir niteliği cansız varlıklara aktarma
E) Bir olguyu, gerçek nedeninin dışında, hoşa giden bir nedene bağlama

18. Yapıtlarında daha çok kırsal kesim insanlarını anlatan birkaç yazar, Yakup Kadri Karaosman¬oğlu’yla görüşmeye gider. Bu ilgiden çok hoşnut olan Yakup Kadri, bir ara merakla konuk yazarlara nerelerden geldiklerini sorar. Yazarlardan biri gülerek: “Yabandan geliyoruz üstat, Yaban’dan!” der.
Parçada geçen “Yaban’dan geliyoruz.” sözünde, aşağıdaki açıklamaların hangisine uygun bir söz sanatı vardır? (1990/ÖSYS)
A) Bir anlam inceliği yaratmak için bildiğini bilmezlikten gelme
B) Bir sözcüğü alışılmış anlamının dışında bir anlamda kullanma
C) Söylenmek isteneni en az sözcükle anlatma
D) Bir gerçeği sezdirmek için bir sözü hem gerçek hem mecaz anlamıyla kullanma
E) Söz arasında, bilinen bir duruma işaret etme

19. Nedir can kim anı sen nazenin canane vermezler
Sana aşık olanlar yoluna cana ne vermezler
Bu dizelerde olduğu gibi, söylenişleri bir, anlamları ayrı sözü bir arada bulundurma sanatı aşağıdakilerden hangisidir? (1991/ÖSYS)
A) Cinas
B) Hüsn-i ta’lil
C) Teşhis
D) Tevriye
E) İntak

20. Aşağıdaki dizelerin özellikle hangisinde bir abartma vardır? (1991/ÖSYS)
A) Bir ah çeksem dağı taşı eritir.
Gözüm yaşı değirmeni yürütür.
B) Bu topraklar ecdadımın ocağı
Evim, köyüm hep bu yerin bucağı
C) Ne doğan güne hüküm geçer
Ne halden anlayan bulunur.
D) Derdim çoktur hangisine yanayım
Yine tazelendi yürek yarası
E) Yükseğinde büyük namlı karın var
Alçağında mor sümbüllü bağım var

21. (I) Dik, sarp bir doruğa tırmanan bir dağcıyı andırıyor deneme yazarı. (II) Yamaçta ayağını koyacağı bir yer arıyor. (III) Elleriyle tutunacak bir yer seçiyor. (IV) İpini takacağı bir kaya parçası gözlüyor; adım adım tırmanıyor, sınaya sınaya yükseliyor. (V) Tepede, ulaştığı noktada, bir dağcı gibi güven duygusu sarıyor içini.
Yukarıdaki cümlelerin hangisinde benzetmeye yer verilmiştir? (1992/ÖSYS)
A) I ve III
B) I ve V
C) II ve III
D) II ve IV
E) IV ve V

22. Aşağıdakilerin hangisinde bir kinaye vardır? (1992/ÖSYS)
A) Gönül sevdiğinden soğur
Görülmeyi görülmeyi
B) Gölgesinden dinlendiğim
Koca çamlar yerinde mi
C) Şu karşıma göğüs geren
Taş bağırlı dağlar mısın
D) Elbet bir devasız dertten
Doğan göz bir zaman ağlar
E) Uçtu kuşların kervanı
Her biri bir dala gider

23. Aşağıdaki dizelerden hangisinde dört öğesi de bulunan bir “teşbih” vardır? (1995/ÖSYS)
A) Her hatıra bir damla yaş oldukça gözümde
B) Gördüm deniz dedikleri bin yaşlı ejderi
C) Canlandı hayalimde o mazideki yazlar
D) Her gölge bir insan kadar inceydi, derindi
E) Ben böyle değildim, bu deniz böyle değildi

24. Aşağıdaki beyitlerin hangisinde “cinas” vardır? (1995/ÖSYS)
A) Gönlümle oturdum da hüzünlendin o yerde,
Sen nerdesin ey sevgili, yaz günleri nerde.
B) Kısmetindir gezdiren yer yer seni
Arşa çıksan akıbet yer yer seni
C) Akşam lekesiz, saf, iyi bir güz gibi akşam;
Ta karşı bayırlarda tutuşmuş iki üç çam
D) Gözlerin mahmur olurmuş her zaman
Pek yamansın, pek yamansın, pek yaman
E) Görmeden mecnunların sahradaki cem’iyyetin
Sevdiğim meşk-i nigah eylesin ahularla sen

25. Aşağıdaki dizelerin hangisinde bir söz sanatı yoktur? (1996/ÖSYS)
A) Düşlerimde bir güzel
Bakışı ayva çürüğü
B) Tam otların sarardığı zamanlar
Yere yüzükoyun uzanıyorum
C) Asılı salkımlardır çocuklar
Anaların uzun eteklerinde
D) Saçların uçuşuyor rüzgârda
Her telinde ayrı bir kalp çarpıyor
E) Acılarım, acılarım benim
Çiçeğe durmuş badem ağacı

26. Tablasındaki taze salatalıkları övmek için, “Badem bunlar, badem” diye bağıran satıcı, aşağıdaki söz sanatlarından hangisine başvurmaktadır? (1995/ÖSYS)
A) Benzetme
B) Tenasüp
C) Kinaye
D) Hüsn-i ta’lil
E) Mecaz-ı mürsel

27. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, tırnak içine alınmış sözlerde bir söz sanatı vardır?(1997/ÖSYS)
A) Ben, sizin sandığınız gibi “ünlü biri” değilim.
B) “Beş sınıflı, tek öğretmenli” bir ilkokulda okudum ben.
C) Dergi yöneticilerinin bu “hoşgörülü tutum”u duygulandırdı beni.
D) Emekliliğin nasıl “güç bir iş” olduğunu bilmiyorum henüz.
E) “Aslanın ağzındaki”ne yetişmek için koşuşturup duruyorum.

28. Çocuğun birine sormuşlar:
– Ne olacaksın?
– Adam olacağım, demiş.
Çocuğun bu yanıtı aşağıdakilerden hangisi¬ne örnek olabilir? (1998/ÖSYS)
A) Benzetme
B) Kinaye
C) Tenasüp
D) Mecaz-ı mürsel
E) Hüsn-i ta’lil

29. (I) Güneş yavaş yavaş yükselirken antik kent aydınlanmaya başlıyor. (II) Güneşle birlikte, kentin geçmişindeki bilinmeyen yönlerin de ortaya çıkacağını sanıyor insan; ama bir süre sonra yanıldığını anlıyor. (III) Yüzyıllardır yalnızlığa alışmış, unutulmuş bu kentin geçmişini düşünüyor. (IV) Acaba bu tiyatro sahnesinde kaç oyun sergilendi, odeonda ne gibi sorunlar tartışıldı, ölümüne savaşlar nasıl yaşandı buralarda? (V) Bugün, bütün bunlardan habersiz, tarih sahnesindeki rolünü tamamlamış ve mağrur bir sessizliğe gömülmüş bir kentle karşı karşıyayız.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde kişileştirme sanatı vardır? (2006/ÖSYS)
A) I ve II
B) I ve IV
C) III ve IV
D) III ve V
E) IV ve V

 

Cevap Anahtarı

16 B 17 B 18 D 19 A 21 B 22 C 23 D 24 B 25 B 26 E 27 E 28 B 29 D

Edebi Sanatlarla İlgili LYS de Çıkmış Sorular

1. “Yeşile koşan Londra’yı gördükçe hep denizi kovalayan İstanbul’u düşündüm.” cümlesinde aşağıdaki söz sanatlarından hangisi vardır? (1974/ÖSYS)
A) Teşbih
B) Teşhis
C) Mürsel mecaz
D) Tekrir
E) Kinaye

2. Kurban olam kurban olam
Beşikte yatan kuzuya
Bu beyitte aşağıdaki edebi sanatlardan hangisi yapılmıştır? (1976/ÖSYS)
A) Cinas
B) İstiare
C) Benzetme
D) Kişileştirme
E) Abartma

3. Ey benim sarı tamburam,
Sen ne için inilersin?
İçim oyuk, derdim büyük
Ben onun’çün inilerim.
Sazın gerçekten de içi oyuktur. Ama burada anlatılmak istenen başka bir şeydir.
Böyle bir yazın sanatı (edebi sanat) aşağıdakilerden hangisinde vardır? (1979/ÖSYS)
A) Güleriz ağlanacak halimize.
B) Şu karşıma göğüs geren,
Taş bağırlı dağlar mısın?
C) Sakinler meclisten çekmiş ayağı.
D) Kısmetimdir gezdiren, yer yer seni,
Arşa çıksan akıbet yer yer seni.
E) Gül hasretinle yollara tutsun kulağını.

4. Ne efsunkâr imişsin ah ey didar-ı hürriyet
Esir-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esaretten
Aşağıdaki dizelerin hangisinde, yukarıdaki beytin ikinci dizesindeki sanata benzer bir sanat vardır? (1980/ÖSYS)
A) Karlar altında bir ilkbaharım ben
B) Kar değil gökyüzünden yağan beyaz ölümdü
C) Şu bakır zirvelerin ardından
Bir süvari geliyor kan rengi
D) Ruhu her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter
E) Ben garip çizgilerle uğraşırken baş başa
Rastlamıştım duvarda bir şair arkadaşa

5. “Menekşeler külahını kaldırır”
dizesindeki edebi sanat, aşağıdaki dizelerden hangisinde vardır? (1981/ÖSYS)
A) Güzel gitti diye pınar ağladı
B) Ak kuğular sökün etti yurdundan
C) Gül budamış dal dal olmuş
D) Kara yerde mor menekşe biter mi?
E) Gözlerim kapıda kulağım seste

6. Dağ dağ o güzel ses bütün etrafı gezindi;
Görmüş ve geçirmiş denizin kalbine sindi.
Bu dizelerdeki kişileştirme, aşağıdakilerden hangisinde yoktur? (1982/ÖSYS)
A) Bir sarmaşık uyanıyordu uykusundan;
Geriniyordu bir eski duvarın sıvasından
B) Bir bulut geldi üstüne bahçenin,
Bütün ağaçların keyfi kaçtı.
C) Toros dağlarının üstüne
Ay, un eledi bütün gece
D) Eskici dükkanındaki asma saat,
Çelik bir şal atmış omuzlarına
E) Ay, zeytin ağaçlarından yere damlıyordu;
Açtım avucumu altına tuttum

7. “Sakin ve rüzgârsız havalarda, bacalar üzerinden bir türlü savrulup dağılmayan dumanlar birbiri üzerine nasıl birikirse, bu sesler de öylece göğün boşluğunda toplanıyor, kolay kolay dağılmıyordu.
Bu cümlede birbirine benzetilen iki şey aşağıdakilerden hangisidir? (1984/ÖSYS)
A) Hava – Rüzgâr
B) Rüzgâr – duman
C) Hava – Ses
D) Duman – Gök
E) Duman – Ses

8. “Anadolu” kelimesinin, “Anadolu, hepimize hınç, şüphe ve emniyetsizlikle bakıyordu.”cümlesin-deki kullanılışına benzer bir kullanım, aşağıdakilerden hangisinde vardır? (1984/ÖSYS)
A) Ankara, bütün Orta Anadolu’ya bir iç kale vazifesi görmüştür.
B) Erzurum, Türkiye coğrafyasına 1890 metreden bakar.
C) O günlerde Konya’nın nasıl yaşadığını ve ne düşündüğünü bilmiyoruz.
D) İstanbul’un asıl manzarasına bir sivil mimari oluşturmuştur.
E) Bursa kadar muntazam bir devrin malı olan bir şehir bilmiyorum.

9. “Ey saz benizli yolucu, sen, söyle bana,
Kuş uçmaz, kervan geçmez sema yolunda;
Gündüzün, gecenin hangi kovuğunda
Dinlenmek için gidip yatacaksın?”
Burada şairin “yolcu” diye seslendiği “ay”dır.
Bunu, şiirdeki hangi sözlerinden çıkarabiliriz? (1985/ÖSYS)
A) sema yolunda
B) kuş uçmaz, kervan geçmez
C) saz benizli
D) gündüzün, gecenin hangi kovuğunda
E) dinlenmek için gidip yatacaksın

10. “Artık dağlar sırtlarından kürklerini attılar. Fakat henüz sabahları serince olduğundan, omuzlarına sislerden birer atkı alıyorlar. Şimdi rüzgâr ağaçlar arasında ılık ılık esiyor. Hece böcekler, görülecek şey!”
Parçada kişileştirilen varlık, aşağıdakilerden hangisidir? (1985/ÖSYS)
A) böcekler
B) sisler
C) rüzgâr
D) ağaçlar
E) dağlar

11. Kalem böyle çalınmıştır yazıma
Yazım kışa uymaz, kışım yazıma.
Bu iki dizedeki söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir? (1986/ÖSYS)
A) benzetme (teşbih)
B) cinas
C) kişileştirme (teşhis)
D) abartma (mübalağa)
E) istiare

12. Durgun bir akşamın erguvan örtüsünü
Yırtarken çekinerek gecenin kara eli
Yorgun bir gölge, omzunda bir günün yükü
Sürüklüyor ufuklara ağır adımların
Bu dizelerde kişileştirilen varlıklar aşağıda¬kilerin hangisinde verilmiştir? (1987/ÖSYS)
A) Yorgun omuz – sürüklenen ufuklar
B) Durgun bir akşam – ağır adımlar
C) Erguvan örtü – bir günün yükü
D) Akşamın örtüsü – omuzun yükü
E) Gecenin kara eli – yorgun bir gölge

13. Kısmetindir gezdiren yer yer seni
Arşa çıksan akıbet yer yer seni
Bu iki dizedeki söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir? (1988/ÖSYS)
A) Mecaz
B) Cinas
C) Kinaye
D) İstiare
E) Hüsn-i ta’lil

14. Anavarza at oynağı
Kana bulanmış gömleği
Kıyman a zalımlar kıyman
Kör karının bir deyneği
Yaşlı bir kadının öldürülen tek oğlu için duyduğu acıyı dile getiren bu dörtlükte, aşağıdaki açıklamalardan hangisine uygun bir söz sanatı vardır? (1988/ÖSYS)
A) Bir anlam inceliği yaratmak için bildiği şeyi bilmez görünme
B) Bir sözcüğü, iki anlamını birden sezdirecek biçimde kullanma
C) Bir sözcüğü, gerçek anlamı dışında başka bir sözcük yerine kullanma
D) Bir olgunun gerçek etkenini bir yana bıra¬karak olguyu başka bir nedene bağlama
E) Birkaç şeyi söyledikten sonra onlarla ilgili başka şeyleri bir sıra gözeterek anlatma

15. Adam, elini uzattı; tam onu koparacağı sırada, mor menekşe: “Bana dokunma!” diye bağırdı.
Bu cümledeki en belirgin söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir? (1989/ÖSYS)
A) Teşbih (benzetme)
B) Tezat
C) İstiare
D) Kinaye
E) İntak (konuşma)

Cevap Anahtarı

1 E 2 B 3 B 4 A 5 A 6 E 7 E 8 C 9 A 10 E 11 B 12 E 13 B 14 C 15 E